Journals / Glokom Katarakt / 2007 / Cilt: 2 - Sayı: 2

Posterior polar cataract surgery

Arka polar karatakt cerrahisi

Pages
107–110
DOI
—

Abstract

Purpose: To evaluate the surgical technique and parameters affecting the success of posterior polar cataract surgery. Materials and Methods: This prospective study comprised of 23 eyes of 12 patients, who have been diagnosed as posterior polar cataract and have undergone cataract surgery under topical anesthesia. Modified chip-flip technique was carried out after hydrodelination in all cases. Details of surgical technique, intraoperative complications and the results are evaluated. Results: Phacoemulsification with modified chip-flip technique was carried out bilateraly in11 patients, unilaterally in 1 patient. Posterior capsular defects were observed in 6 (26%) of 23 eyes during removal of the posterior plague. 2 patients had bilateral and 2 patients had unilateral posterior capsular defects. Anterior vitrectomy and posterior vitrectorhexis was performed in 2 (33%) of 6 eyes having posterior capsular defect with vitreus loss. Capsular bag implantation was achieved in 17 eyes. Sulcus intraocular lenses were implanted in 6 eyes with posterior capsular defects either with or without vitreus loss. Acrysof MA30BA or Allergan SI40 were used depending upon availability of diopteries. For sulcus fixation Allergan SI40 was preferred. All the eyes with the preserved posterior capsul achieved visual acuities of 20/25 or over. In eyes with the posterior capsule defects either with or without vitreus loss, distance visual acuities were ranging between 20/200 to 20/50 visual acuity. Two eyes with vitreus loss had cystoid macular edema demonstrated by fundus florescein angiography. Conclusion: In case phacoemulsification of posterior polar cataracts, careful surgical planning and meticulous surgery yields satisfactory technical and visual outcomes. Posterior capsule defects and vitreus loss is inevitable and may prone to macular complications.

Özet

Amaç: Arka polar katarakt cerrahisinde başarıyı etkileyen cerrahi teknik ve parametreleri değerlendirmek. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmaya arka polar katarakt tanısı alan ve topikal anestezi altında katarakt cerrahisi uygulanan 12 hastanın 23 gözü dahil edildi. Tüm olgularda hidrodelinasyon sonrası modifiye chip-flip tekniği uygulandı. Cerrahi teknik, intraoperatif komplikasyonlar ve sonuçlar değerlendirildi. Bulgular: Chip-flip teknik ile fakoemülsifikasyon 11 hastada bilateral, 1 hastada ise unilateral olarak uygulandı. Arka plağın çıkarılması sırasında 23 gözden 6 sında (%26), arka kapsülde defekt gözlendi. 2 hastada bilateral, 2 hastada da unilateral arka kapsül defekti vardı. Arka kapsül defekti olan 6 gözden vitreus kaybı olan 2 göze (%33) ön vitrektomi ve arka vitrektoreksis uygulandı. 17 göze kapsüler kese implantasyonu yapılabildi. Vitreus kaybı olsun ya da olmasın arka kapsül defekti olan 6 gözde göz içi mercek, silier sulkusa implante edildi. Diopter uygunluğuna göre Acrysof MA30BA ya da Allergan SI 40 göz içi mercekleri kullanıldı. Silier sulcus fiksasyonu için Allergan SI40 tercih edildi. Arka kapsülü korunan tüm gözlerde 20/25 ve üzerinde uzak görme keskinliği elde edildi. Vitreus kaybından bağımsız olarak, arka kapsül defekti olan gözlerde uzak görme keskinliği 20/200 ile 20/50 arasında değişmekteydi. Vitreus kaybı olan 2 gözde fundus flörosan anjiyografisi ile gösterilen kistoid maküler ödem oluştu. Sonuç: Arka polar kataraktların fakoemülsfikasyonu sırasında, cerrahinin dikkatli planlanması ve titiz bir teknik ile tatmin edici teknik ve görsel sonuçlara ulaşılabilir. Arka kapsül defektleri ve vitreus kaybı kaçınılmazdır ve maküler komplikasyonlara yol açabilir.

Keywords: Oftalmolojik cerrahi işlemler,İleriye dönük çalışma,Katarakt çıkartılması,Fakoemülsifikasyon