Journals / Glokom Katarakt / 2008 / Cilt: 3 - Sayı: 2

Simultaneous application of intravitreal and intracameral bevacizumab in a patient with neovascular glaucoma

Neovasküler glokomlu olguda eş zamanlı intravitreal ve intrakameral bevacizumab uygulaması

Pages
135–138
DOI
—

Abstract

Intravitreal bevacizumab injection for the inhibition of vascular endothelial growth factor (VEGF) is used for the treatment of choroidal neovascularization, macular edema, and neovascular glaucoma. The case that we report is a 69-year-old female patient with a 15-year history of diabetes; argon laser photocoagulation was performed in another clinic, and she presented with pain and redness in the right eye. In her examination, intraocular pressure was 57 mmHg, and, in biomicroscopic and gonioscopic examinations, corneal edema, and iris and angle neovascularization were determined. Iris angiography revealed marked leakage from new vessels. The patient received antiglaucoma therapy including latanoprost, timolol maleate+dorzolamide fixed combination, brimonidine, and acetazolamide. Intravitreally 1.25 mg/0.05 ml bevacizumab was injected into the upper temporal quadrant of the right eye and at the same time 1.25 mg/0.05 ml bevacizumab was injected intracamerally into the same eye. In biomicroscopic and gonioscopic examinations 36 hours after injection, the neovascularization on the iris and angle was completely resolved, and after 1 week the intraocular pressure was 17 mmHg with antiglaucoma therapy (latanoprost, brimonidine, timolol maleate+dorzolamide fixed combination). After injection, panretinal photocoagulation was completed by means of relatively good dilatation of the pupil. In the treatment of neovascular glaucoma for inhibition of VEGF, the simultaneous application of bevacizumab injection, intravitreally and intracamerally, may be a useful primary or adjuvant therapy.

Özet

Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü (VEBF) baskılanması amacıyla intravitreal bevacizumab enjeksiyonu koroid neovaskularizasyonu, makula ödemi ve neovasküler glokom tedavisinde kullanılmaktadır. Sunmuş olduğumuz olgu, 69 yaşında 15 yıllık diabetik bayan hasta, başka bir merkezde diabetik retinopati nedeniyle argon laser fotokoagulasyon uygulaması yapılmış olup, sağ gözde geçmeyen göz ağrısı ve kızarıklık şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Yapılan muayenesinde göz içi basıncı (GİB) 57 mmHg olarak tespit edilmişti ve biyomikroskopik ve gonyoskopik muayenelerde korneal ödem, iriste ve açıda yaygın neovaskülarizasyon tespit edilmişti. İris flöresein anjiyografide yeni damarlarda belirgin sızıntı izlendi. Hastamıza latanoprost, timolol maleat+dorzolamid sabit kombinasyonu, brimonidin ve asetozolamid’ten oluşan antiglokomatöz tedavinin yanında prednizolon asetat ve midriyatik olarak siklopentolat verildi. Sağ göze üst temporalden intravitreal 1.25 mg/0.05 ml bevacizumab ve aynı anda sağ göz ön kamaraya 1.25 mg/0.05 ml bevacizumab uygulandı. Enjeksiyondan 36 saat sonra yapılan biyomikroskopik ve gonyoskopik muayenelerde iris ve açıdaki neovaskülarizasyonlar gerilemişti. Hastamızın göz içi basıncı 1. haftada antiglokomatöz tedavi (latanoprost, brimonidin, timolol maleat+dorzolamid sabit kombinasyonu) ile 17 mmHg‘ye düşmüş bulundu. Enjeksiyon sonrası kısmen daha iyi genişleyen pupilla ile birlikte hastanın panretinal fotokoagulasyonu tamamlandı. Neovasküler glokomda eş zamanlı intravitreal ve intrakameral bevacizumab enjeksiyonunun VEBF’i etkili bir biçimde baskılanmasıyla neovaskülarizasyonların hızlı ve uzun süreli geriletilebileceği ve bu yolla neovasküler glokomda hem birincil hem de yardımcı tedavi yöntemi olabileceğini düşünmekteyiz.

Keywords: Yaşlı,Kadın,Görme keskinliği,Glokom, neovasküler