Journals / Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi / 2008 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Comparıson Of Cross-Pın Fıxatıon Wıth Kıschner Wıres After Closed Reductıon And After Open Reductıon Wıth Mını-Lateral Incısıon In Dısplaced Supracondylar Humerus Fractures Of Chıldren

Deplase Çocuk Humerus Suprakondiler Kırıklarında Kapalı Redüksiyon İle Lateralden Mini İnsizyonla Açık Redüksiyon Sonrası Çapraz Kirschner Teli Uygulamalarının Karşılaştırılması

Pages
24–30
DOI
—

Abstract

Humerus Suprakondiler Kırık, Kapalı Redüksiyon, Mini Lateral İnsizyon, K teli. Comparıson Of Cross-Pın Fıxatıon Wıth Kıschner Wıres After Closed Reductıon And After Open Reductıon Wıth Mını-Lateral Incısıon In Dısplaced Supracondylar Humerus Fractures Of Chıldren Absract Background: The aim of this study is to compare the functional results of two alternative treatment methods in displaced supracondylar humerus fractures of children; cross-pin fixation with Kischner wires after closed reduction and cross-pin fixation with Kischner wires after open reduction with mini-lateral incision. Methods: 28 Gartland type III supracondylar humerus fractures of children are included in this study. The treatment and the fallow-up period was in 2005-2006 years in our clinical department. Group-I includes 11 patients in which the treatment was cross-pin fixation with Kischner wires after closed reduction. In group-II 17 patients were treated as cross-pin fixation with Kischner wires after open reduction with mini-lateral incision. The mean age is 4.6 in group-I and 4.9 in group-II. The average fallow-up period is 16.2 months. The mean period between fracture time and operation time is 4 hours in group-I, 6 hours in group-II. Results: The satisfactory functional and cosmetic results are 91% in group-I and 89% in group-II. When all patients are included, this result is 90%. There was no mean difference between Baumann and Bear angles measured in the last controls in both of the groups. Conclusion: In our study we show that cross-pin fixation with Kischner wires after open reduction with mini-lateral incision is a safe alternative treatment method of cross-pin fixation after closed reduction in the children with displaced supracondylar humerus fractures which need surgical reduction and fixation

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı çocuk deplase suprakondiler humerus kırıklarının tedavisinde kapalı redüksiyon çapraz Kirschner K teli uygulaması ile mini lateral insizyon çapraz K teli uygulamalarının bu kırıkların tedavisindeki alternatif yöntemler olarak fonksiyonel sonuçlar açısından karşılaştırılmasıdır. Gereç-yöntem: Çalışmaya kliniğimizde 2005-2006 yıllarında Gartland tip 3 kırığı olan ve takibi yapılabilen suprakondiler humerus kırığı geçirmiş 28 çocuk hasta dahil edildi. Kapalı redüksiyonu takiben iki adet çapraz K teli ile tespit yapılan 11 çocuk hasta bir grupta Grup 1 , lateralden mini açık redüksiyon ve çapraz K teli uygulaması yapılan 17 çocuk hasta bir diğer grupta Grup 2 toplanmıştır. Grup 1 de ortalama yaş 4,6 , Grup 2 de ise 4,9 olarak tespit edildi. Ortalama takip süresi 16.2 ay idi. Hastaların kırık oluşumu ile ameliyata alınmaları arasında geçen ortalama süre Grup 1 de 4, Grup 2 de 6 saat olarak tespit edildi. Bulgular: Hastaların fonksiyonel ve kozmetik bakımdan sonuçları incelendiğinde Grup 1de % 91, Grup 2 de ise % 89 tatminkar sonuç elde edildi. Tüm hastalar göz önüne alındığında ise tatminkar sonuç oranı %90 olarak tespit edildi. Her iki grubun son kontrollerindeki Baumann ve taşıma açıları arasında anlamlı fark bulunamadı. Sonuç: Çalışmamızda cerrahi redüksiyon ve tespit gereken deplase çocuk suprakondiler humerus kırıklarının tedavisinde, kapalı redüksiyon ve çapraz K teli tespiti yapılamayan vakalarda alternatif olarak mini lateral insizyonla açık redüksiyon sonrasındaki çapraz K teli uygulamasının güvenli bir alternatif yöntem olarak uygulanabileceği sonucuna vardık

Keywords: Humerus Suprakondiler Kırık, Kapalı Redüksiyon, Mini Lateral İnsizyon, K teli