Journals / Gülhane Tıp Dergisi / 2003 / Cilt: 45 - Sayı: 1
The surgical approach to adult total anomalous pulmonary venous connection: Case report
- Journal
- Gülhane Tıp Dergisi
- Pages
- 85–87
- DOI
- —
Abstract
Total anomalous pulmonary venous connection is a very rare congenital cardiac anomaly of all cardiac anomalies. Syptoms are often seen after the early neonatal period. The presence of large atrial septal defect (ASD) is necessary in all adult persons without underwent any surgical procedure. The patient who underwent surgical operation after the diagnosis of total anomalous pulmonary venous connection, admitted to our department for routine controls without any symptoms. Atriotomy was done to the poste-rior wall of left atrium and venotomy to the common trunk of pulmonary veins and then anastomose to each other by using 5/0 polypropylene suture. ASD was closed with pericardia! patch. Large vertical vein was Iigated by dacron tapes to prevent the connection between pulmonary veins and right atrium. The patient was discharged without any complication folowing the period of intensive care unit and postoperative unit. The results of operations are usually satisfactory but in some literatures hospital mortality was 2-20 %. Acidosis is the major risk factor for early deaths. Anastomotic stricture, the pulmonary vein stenosis due to diffuse fibrosis and thickening of the vein wall are the most serious complications during the late postoperative period. We believe that because of rarity, and postoperative early and late complications total anomalous pul-monary venous connection should not be underestimated
Özet
Total pulmoner venöz dönüş anomalileri konjenital kalp hastalıkları arasında nadir görülen bir anomalidir. Sıklıkla doğumdan sonra erken dönemde bulgular ortaya çıkar. Cerrahi girişim olmaksızın erişkin yaşlara kadar hayata devam eden hastalarda ise hayatın idamesi için muhakkak geniş bir atriyal septal defektin varlığı gerekir. Hastanemize kontrol için gelen ve herhangi bir şikayeti olmayan hasta yapılan tetkikler sonucu total pulmoner venöz dönüş anomalisi tanısı ile operasyona alındı. Sol atrium posterior duvarına atriyotomi ve pulmoner venlerin ortak trunkusuna venotomi yapılarak pulmoner ven ile sol atrium birbirine 5/0 polipropilen sütur ile anastomoze edildi. ASD perikardiyal yama ile kapatıldı. Pulmoner venler yoluyla gelen kanın kalbin sağ boşlukları ile ilişkisini tamamen ortadan kaldırmak için mevcut olan geniş vertikal ven dacron teyplerle bağlandı. Komplikasyonsuz seyreden yoğun bakım ve posto-peratif dönemi takiben hasta taburcu edildi. Operasyon sonrası sonuçlar genellikle yüz güldürücü olmakla birlikte hastane ölüm oranları değişik literatürlerde %2 ila %20 arasında farklılık göstermektedir. Erken dönem ölümlerinin en sık görülen nedeni asidozdur. Postoperatif geç dönemde ise anastomoz hattında daralma, yaygın fibrozis ve ven duvarının kalınlaşmasına bağlı olarak ortaya çıkan pulmoner ven stenozu en sık görülen ve en ciddi komplikasyonlarıdır. Biz TPVDA tanısı ile opere ettiğimiz olguyu nadir görülmesi, postoperatif erken ve geç dönemde oluşabilecek komplikasyonların akılda bulundurulması için sunma gereği duyduk.