Journals / Kültür ve İletişim / 2019 / Sayı: 44
Lirik Olan Politiktir: 1980 Sonrası Türk Şiirinde Dişil Dilin Oluşumu
- Journal
- Kültür ve İletişim
- Issue
- 2019 · Sayı: 44
- Pages
- 32–62
- DOI
- —
Özet
Hem dünyada hem Türkiye’de siyasal ve kültürel olarak bir kırılma noktasını imleyen1980’lerde Türk şiiri, askeri darbe sonrası oluşan baskı ortamında “içe dönmüş” ve “kişisel”olana yönelmiştir. Bu durum kimi eleştirmenlerce şiirin apolitizasyonu olarak yorumlansa da1980’ler, daha önceki siyaset biçimlerine benzemeyen, daha farklı politik akım ve oluşumlarasahne olmuştur. Türkiye’de yükselen radikal feminizm de bu farkı politik akımlardan biridir.Batı’da 1960’larda ortaya çıkan radikal feminizmin “kişisel olan politiktir” sloganı ve Fransızfeministlerin, kadınların eril dili kırarak kendi dil ve kültürlerini oluşturmalarının kadınözgürlüğü için şart olduğu argümanı, 1980 sonrası Türk edebiyatında ve kültürel üretimalanında karşılık bulmuştur. Bu çalışmada 1980 sonrası Türk şiirinin üç önemli kadın ismiNilgün Marmara, Birhan Keskin ve Didem Madak’ın şiirlerini, lirik şiirin barındırdığı politikpotansiyel ve dişil dilin inşası bağlamında analiz ettim. Bu üç şairin ortak yönlerineodaklanarak bir “dişil dil iskeleti” çıkarmaya çalıştım. Sonuç olarak bu üç şairin, “ev”i (yaniözel alanı) sorunsallaştırarak; Tanrı/baba/erkeğe isyan ederek; betonlaşma ve doğatahribatıyla yükselen kapitalist kültüre karşı doğaya dönüşü savunarak ve en önemlisi kadınbedenini, kadınların kendi ağızlarından, kendi “dil”leriyle yazarak dişil bir dil kurduklarınıgözlemledim. Ev içi deneyimlerin (evden kaçış, evi kurmak, evi düzeltmek de dâhil) ve kadınbedeninin (menopoz, adet görme, cinsellik vs.) şiire taşınması, ataerkil ideolojinin yok saydığıve üstünü örttüğü gerçeği gösterdiği ölçüde politiktir. Keskin, Madak ve Marmara, lirik şiirihem politik hem de dişil bir yerden kurmuşlardır.