Journals / Gülhane Tıp Dergisi / 1999 / Cilt: 41 - Sayı: 2

Angiographic assessment of the severity of coronary heart disease in patients with aortic calcified atherom plaques on their thorax teleroentgenogram

Toraks teleröntgenogramında aortik kalsifik aterom plağı görülen hastalarda koroner kalb hastalığı şiddetinin anjiyografik olarak değerlendirilmesi

Pages
163–167
DOI
—

Abstract

Thorax teleroentgenogram is not a direct method in the diagnosis of coronary heart disease (CHD). In some patients, calcified atherom plaques in the aortic arc can be shown on their thorax teleroentgenogram. In our study, it was aimed whether the existence of these could be a marker of the severity of CHD. Sixteen men (mean age 64.28) and 21 women (mean age 58.98.3) totally 37 cases (mean age 61.28.5) who had been planned to perform coronary angiography because of the suspicion of CHD and who had aortic calcified atherom plaques on their thorax teleroentgenogram before the procedure were taken into the study. Seventeen men (mean age 60.97.5) and 17 women (57.45.4) totally 34 age-matched patients (mean age 59.16.7) who hadn't had aortic calcified plaques were accepted as the control group. Coronary angiographies, left ventricle end diastolic pressures (LVEDP) and some cardiovascular risk factors in two groups (hypertension, diabetes mellitus, hyperlipidemia and smoking) were compared statistically. CHD was more severe (p<0.05) and LVEDP was higher in the study group as compared to the controls (p<0.05). The difference between the risk factors and ages wasn't statistically significant. We concluded there might be an association between the existence of the aortic calcified plaques and the severity of CHD.

Özet

Toraks teleröntgenogramı, koroner kalb hastalığı (KKH) tanısında direkt bir tanı yöntemi değildir. Bazı hastalarda, aort kavsindeki kalsifik aterom plakları toraks teleröntgenogramı vasıtasıyla görüntülenebilmektedir. Çalışmamızda, bu plakların KKH şiddetinin bir göstergesi olup olmayacağını belirlemeyi amaçladık. GATA Kardiyoloji Kliniğinde 1992-1997 yılları arasında izlenip KKH şüphesi ile koroner anjiyografi planlanan ve işlem öncesi çekilen rutin toraks teleröntgenogramlarında aortik kalsifik aterom plağı görülen 16'sı erkek (yaş ort. 64.2 ± 8), 21'i kadın (yaş ort. 58.9 ± 8.3) toplam 37 hasta (61.2 ± 8.5) çalışma kapsamına alındı. Aynı özelliklere sahip, ancak toraks teleröntgenogramlarında aortik kalsifik aterom plağı bulunmayan rastgele seçilmiş 17'si erkek (yaş ort. 60.9 ± 7.5), 17'si kadın (yaş ort. 57.4 ± 5.4) toplam 34 hasta (yaş ort. 59.1 ± 6.7) kontrol grubu olarak kabul edildi. Çalışma ve kontrol gruplarındaki hastaların koroner anjiyografi sonuçları, sol ventrikül diastol sonu basınçları (LVEDP) ve bazı kardiyovasküler risk faktörleri (hipertansiyon, diabetes mellitus, hiperlipidemi ve sigara içimi) istatistiki olarak karşılaştırıldı. Çalışma grubunda kontrol grubuna göre KKH daha şiddetli (P<0.05), LVEDP daha yüksekti (p<0.05). Risk faktörleri ve yaş açısından istatistiki olarak anlamlı bir fark yoktu. Kalsifik aterom plağı varlığı ile KKH şiddetinin ilişkili olabileceği sonucuna varıldı.

Keywords: Hastalık ciddiyet indeksi,Koroner anjiyografi,Anjiyografi,Kalp hastalıkları,Kalsinoz,Koroner hastalık,Aort hastalıkları,Koroner arteriyoskleroz