Journals / Gülhane Tıp Dergisi / 2000 / Cilt: 42 - Sayı: 2
Diagnostic and therapeutic value of water soluble contrast agents in adhesive small bowel obstructions
- Journal
- Gülhane Tıp Dergisi
- Pages
- 109–115
- DOI
- —
Abstract
In this prospective randomized study, we investigated small bowel obstruction due to intra-abdominal adhesion and compared the diagnostic and'therapeutic value of conservative treatment method with the administration of oral water soluble radioopaque agents which were effective by decreasing bowel oedema and increasing bowel peristaltism. This study was done in the Department of General Surgery at Gulhane Military Medical Academy with in the 18 month -period in 1998-1999. Totally 108 patients with bowel obstruction were investigated. 75 of them who have taken the prediagnose adhesive small bowel obstruction were included in this prospective study. Patients are divided into three groups as Omnipaque, Urografin and Control groups. Comparison of three groups, according to age, sex, weight and previous abdominal operations, was not found to be statistically significant. The first defecation time and mean hospital stay in Omnipaque and Urografin study groups were com¬pared with control group, the differences between these groups were statistically significant, but when the same parameters are compared between the Omnipaque and Urografin study groups, the difference was not significant. When medical treatments have failed, patients were operated on in 48 hours. The ratio of operated patients are 8,6 %, 8 % and 25 % in Omnipaque, Urografin and control groups, respectively. As a result, the, administration of water soluble contrast agents in adhesive small bowel obstructions can partly permit the passage because of increasing resolution. Besides, it may help to make decision of surgical therapy on patients in early period.
Özet
Bu çalışmada postoperatif karın içi yapışıklıklara bağlı ince barsak tıkanmalarında, suda eriyen radyoopak maddelerin oral yolla verilmesinin barsak duvarı ödemini azaltması ve peristaltizmi arttırması nedeni ile tanı ve tedavideki yeri konservatif yöntemle karşılaştırılarak prospektif ve randomize olarak araştırılmıştır. Çalışma Gülhane Askeri Tıp Akademisi Genel Cerrahi Kliniğine 1998 -1999 yılları arasındaki 18 aylık bir periyotta barsak tıkanması nedeni ile başvuran 108 hastadan karın içi yapışıklıklara bağlı ince barsak tıkanması ön tanısı alan 75 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastalar Omnipak, Urografin ve Kontrol grubu olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Grupların yaş, cins, kilo ve önceden geçirdikleri cerrahi girişimler bakımından karşılaştırması istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Omnipak ve Urografin çalışma gruplarının ilk defekasyon süresi ve hastanede kalma süreleri kontrol grubuyla karşılaştırıldığında aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş, aynı parametreler Omnipak ve Urografin çalışma grupları arasında karşılaştırıldığında aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Çalışmada tıbbi tedaviye cevap vermeyen olgulara en geç 48 saat içinde cerrahi girişim uygulanmıştır. Öpere edilen hasta oranları omnipak grubunda %8.6, urografin grubunda %8, kontrol grubunda ise %25 olmuştur. Sonuç olarak, karın içi yapışıklıklara bağlı barsak tıkanmalarında suda eriyen radyoopak maddelerin verilmesi barsak duvarı ödeminin çözünürlüğünü artırarak, pasajın kısmen açılmasını sağlamakta ve cerrahi girişime gereksinimi olan hastaların erken dönemde ameliyata alınma kararına yardımcı olmaktadır.