Journals / Gülhane Tıp Dergisi / 2001 / Cilt: 43 - Sayı: 1

Alternative surgical treatment techniques in unilateral iliac artery obstruction

Tek taraflı iliak arter tıkanmalarında cerrahi tedavi seçenekleri

Pages
92–97
DOI
—

Abstract

There is no consensus for the treatment of unilateral iliac arterial occlusive disease. The aim of this study is to compare the different surgical techniques. Ninety patients who underwent surgical intervention with the diagnosis of unilaterally iliac arterial occlusive disease retrospectively analysed. Groups were including femoro-femoral cross-over (27 patients), ilio-femoral bypass (28 patients), axillofemoral bypass (19 patients) and iliac endarterectomy (16 patients) techniques. Patients requiring additional surgical intervention for below femoral artery occlusions were not included in the study groups. The risk factors for occlusive disease, the severity and the localisation of the occlusive disease, morbidity, mortality, patency rates during follow-up period (2-38 months mean 23+4 months, and preservation of the extremity were the factors taken into consideration. Mean age was 65+8 and the indication for surgery was clauducatio (61.1 %) and pain at rest (38.9 %). Seventeen patients (17.9 %) required profundoplasty because of profunda femoralis occlusion. When compared with the other groups axillo-femorally bypass group was older (mean age 68±5) and had ipsilateral occlusion. The weight of the patients in ilio-femoral bypass group was lower and they had moderate occlusion. Contralateral lesion, obesity and the history of delay in wound healing were the main factors effecting the decision for surgical procedure to perform. Hospital mortality was same in all groups. During follow-up period reocclusion was 21.1 % and wound infection was 13.3 %. The highest patency rate was in ilio-femoral bypass group (89.3%) and lowest in iliac endarterectomy group. As a result, ilio-femoral bypass which is an anatomic correction is an effective surgical procedure which does not take too much time to perform and has high patency rate when laporotomy is not indicated regarding the contralateral occlusion or avoided because of properties of the patient.

Özet

Tek taraflı iliak arter tıkayıcı hastalıkta uygulanabilecek en uygun tedavi seçeneği hakkında ortak bir görüş yoktur. Bu çalışmanın amacı farklı cerrahi seçeneklerinin birbiriyle kıyaslanarak en uygun olabileni ortaya çıkarmaktır. Kliniğimizde 1995-2000 yılları arasında tek taraflı iliak tıkanma tanısı konmuş ve cerrahi yaklaşım uygulanmış 90 hasta değerlendirmeye alındı. Gruplar femorofemoral crossover (n=27), ileofemoral bypass (n=28), aksillofemoral bypass (n=19) ve iliak endarterektomi (n=16) olarak ayrıldı. Femoral arterin altında ek girişim yapılan hastalar ve çalışma grubunda olup ikinci işlem gerektiren hastaların ikinci işlemleri çalışma dışı bırakıldı. Gruplar arasında risk faktörleri, tıkayıcı hastalığın seviyesi ve şiddeti, morbidite, mortalite, takip dönemindeki açıklık oranları(2 ay-38 ay, ortalama 23±4ay) ve bacağın korunması değerlendirildi. Yaş ortalaması 65±8 idi ve temel endikasyon %61,1 ile cladicatio öyküsü ve %38,9 ile istirahat ağrısı idi. Hastalardan 17 sinde (%17,9) derin femoral arter lezyonu nedeniyle profundoplasti yapıldı. Diğer gruplarla kıyaslandığında aksillofemoral bypass grubu daha yaşlı (68±5) ve karşı tarafta da lezyon yüzdesi daha fazla idi. iliofemoral grup daha zayıf idi ve karşı tarafta darlık orta derecede idi. Karşı taraftaki lezyon, şişmanlık ve yara iyileşmesinde gecikme öyküsü uygulanacak cerrahiyi etkileyen başlıca etkenler idi. Hastane mortal-itesi tüm gruplarda aynı idi. Hastalarda takip dönemindeki tıkanma %21,1 ve yara yeri enfeksiyonu %13,3 idi. Açıklık oranlarına bakıldığında en yüksek açıklık oranı %89,3 ile ilio-femoral bypass grubunda iken ilio-endarterektomi grubunda %56,3 idi. Sonuç olarak hastaların karşı taraf lezyonu ve genel durumu değerlendirildiğinde batının açılmasının istenmediği tek taraflı iliak tıkanmalarda anatomik bir yöntem olan ilio-femoral bypass daha yüksek bir açıklık oranı ve uygulama süresinin kısalığı nedeniyle etkin ve tercih edilmesi gereken bir yöntemdir.

Keywords: Arteriyel tıkayıcı hastalıklar,Femoral arter,İliak arter,Kalp damar cerrahi işlemleri