Journals / Genel Tıp Dergisi / 2004 / Cilt: 14 - Sayı: 3

Evaluation of general and morphological features of myelodysplastic syndrome patients and their response to erythropoetin administration

Myelodisplastik sendrom olgularımızın genel ve morfolojik özellikleri ile eritropoetin tedavisine yanıtlarının değerlendirilmesi

Pages
91–95
DOI
—

Abstract

Objective: We evaluated clinical features of patients, and morphological features of peripheral blood and bone marrow, and response to treatment. Methods: Forty-five patients (29 female, 26 male), diagnosed MDS were included in this study. Dyserythropoesis, dysgranulopoesis, and dysthrombopoesis finding were evaluated morphologically. Results: Forty-five patients included in this study were consisted of 29 females (64.4%) and 16 males (35.6%). In physicial examination we detected hepatomegaly in 6 patients (13%), lymphadenopaty in 2 patients (4.5%), splenomegaly in 6 patients (13%). In laboratory examination anemia, leukopenia, thrombocytopenia, and pancytopenia were found in 38 (84.5%), 7 (15.5%), 13 (29%), and 22 (49%) patients, respectively. The most important dyserythopoesis, dysgranulopoesis, and dysthrombopoesis findings of patients were anisocytosis in 37 patients (82%), hypogranulation in 17 patients (38%), and giant thrombocytes in 21 patients (46.5%). The most important dyserythropoesis, dysgranulopoesis, and dysthrombopoesis findings of bone marrow of patients were megaloblastic changes in 29 patients (64.4%), hypogranulation in 13 patients (28.8%), and micromegakaryocytes in 14 patients (31%). While we got a good response in 18 patients (47%) using erythropoietin out of 38, we could not get a response in 20 patients (53%). Conclusion: Erythropetin is a drug which can decrease transfusion needs or totally prevent transfusion. Its use is recommended as a first line treatment in MDS patients presented with anemia.

Özet

Amaç: Kliniğimize başvuran ve MDS tanısı konulan hastaların klinik özelliklerini, periferik kan ve kemik iliği bulgularını ve uygulanan tedavilere verdikleri yanıtları değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: MDS tanısı konulan 45 olgu (29 kadın, 26 erkek) çalışmaya alındı. Morfolojik olarak; diseritropoez, disgranülopoez ve dismegakaryopoez bulguları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza alınan 45 olgunun 29’u (% 64.4) kadın, 16’sı (% 35.6) erkek idi. 6 (% 13) olguda hepatomegali, 2 (% 4.5) olguda lenfadenopati ve 6 (% 13) olguda splenomegali bulundu. 38 (% 84.5) olguda anemi, 7 (% 15.5) olguda lökopeni, 13 (% 29) olguda trombositopeni ve 22 (% 49) olguda pansitopeni vardı. Periferik yayma değerlendirmesinde karşılaşılan en önemli diseritropoez bulgusu 37 (% 82) olguda karşılaşılan anizositoz, en önemli disgranülopoez bulgusu 17 (% 38) olguda karşılaşılan hipogranülasyon ve en önemli distrombopoez bulgusu ise; 21 (% 46.5) olguda karşılaşılan dev trombositlerin varlığı idi. Kemik iliği incelemesinde saptanan en önemli diseritropoez bulgusu 29 (% 64.4) olguda saptanan megaloblastik değişim, en önemli disgranülopoez bulgusu 13 (% 28.8) olguda saptanan hipogranülasyon ve en önemli dismegakaryopoez bulgusu 14 (% 31) olguda karşılaşılan mikromegakaryositler idi. Eritropoetin uygulanan 38 olgunun 18’inde (% 47) tedaviye yanıt alınırken 20 olguda (% 53) yanıt alınamadı. Sonuç: Eritropoetin, anemisi olan MDS olgularında transfüzyon ihtiyacını azaltan veya tümden ortadan kaldırabilen etkili bir ilaçtır. Anemi ile prezente olan MDS olgularında ilk tercih olarak dikkate alınması önerilir.

Keywords: Miyelodisplastik sendromlar,Eritropoietin,Anemi