Journals / Genel Tıp Dergisi / 2000 / Cilt: 10 - Sayı: 1
The comparison of CT and MRI results in tumors and tumor like lesions of basis cranium
- Journal
- Genel Tıp Dergisi
- Pages
- 17–24
- DOI
- —
Abstract
Objective: It was aimed to evaluate the role of CT and MRI in tumor like lesions of basis cranium. Methods: We have evaluated CT and MRI findings of 60 patients who have been tough to have tumors and tumor like lesions in the basis cranium with clinicopathologic results. Results: 16 (26.6%), 5 (8.3%), 4 (6.6%), 9 (15%), 7 (11.6%), 5 (8.3%), 7 (11.6%), 7 (11.6%) out of 60 cases consisted of pituitary macroadenomas, chordomas, craniopharyngiomas, menengiomas, juvenilangiofibromas, nasopharinx carsinomas, caustic schwannomas, epidermoid cysts and craniofascial fibrous dysplasies respectively. All of these 60 cases were verified by both CT and MRI. Conclusion: Although CT is suitable to identify masses in the basis cranium, it is not enough in evaluating of relations of masses with its environmental soft tissues and in determination of availability of internal hemorrhage with respect to MRI. However, CT gives better results with respect to MRI in detecting internal mass calcifications and in displaying changes such as destruction in bone structures of adjacent lesions.
Özet
Amaç: Bu çalışmada kafa tabanı tümörlerinde ve tümör benzeri lezyonlarının tanısında BT ve MRG’nin rolünün değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Kafa tabanı lokalizasyonunda kitle lezyonu olan 60 olgunun BT ve MRG tanıları ve bulguları klinikopatolojik sonuçlarla karşılaştırılarak literatür verileri ile değerlendirildi. Bulgular: 60 olgunun 16’sını (% 26.6) hipofiz makroadenomları, 5’ini (% 8.3) kordomalar, 4’ünü (% 6.6) kraniofarenjioma, 9’unu (% 15) menenjioma, 7’sini (% 11.6) juvenil anjiofibrom, 5’ini (% 8.3) nazofarinks karsinomu, 7’sini (% 11.6) akustik nörinom ve 7’sini (% 11.6) kraniofasial fibröz displazi oluşturmaktaydı. 60 olgu hem BT hem MRG ile % 100 doğru tanı aldı. Sonuç: Kafa tabanında lokalize lezyonlarda BT kafa tabanı kitlelerini saptamakta yeterli olmakla beraber, kitlenin çevre yumuşak dokularla olan ilişkisinin değerlendirilmesinde, kitle içi hemoraji varlığının saptanmasında MRG’ye göre yetersiz kalmaktadır. Buna karşılık kitle içi kalsifikasyonların saptanması ve lezyona komşu kemik yapılardaki destrüksiyonun gösterilmesinde BT, MRG’ye göre daha iyi sonuç vermektedir.