Journals / Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 16 - Sayı: 2
Evaluation of the relationship between upper airway obstruction and primary nocturnal enuresis
- Pages
- 316–320
- DOI
- —
Abstract
Background: The aim of this study was to determine the relationship between primary nocturnal enuresis (PNE) and upper airway obstructive pathologies such as allergic rhinitis (AR), nasal septum deviation (NSD), adenoid hypertrophy (AD) and tonsillar hypertrophy (TH).Methods: The study included 78 volunteer PNE patients (42 males, 36 females; mean age: 7.2 ± 1.6 years, range: 5.4 to 11.6 years) who applied to Pediatrics and Urology outpatient clinics of a second-stage hospital between June 1, 2018 and September 1, 2018. The control group included 72 volunteer children (34 males, 38 females; mean age: 7.6 ± 1.4 years, range: 5.1 to 12.7 years) who were admitted to the inpatient outpatient clinics of the same hospital and had no PNE complaint. All participants included in the study were applied routine physical examination, flexible fiberoptic nasopharyngoscopy and score for allergic rhinitis (SFAR) questionnaire. Brodsky scale and fiberendoscopic findings were used to classify tonsil and adenoid dimensions respectively.Results: There was no significant difference between PNE (+) and PNE (-) groups in terms of age and gender (respectively p = 0.203 and p = 0.819). Although AR and NSD were similar in both groups, the ratio of AH and TH was statistically significantly higher in the PNE (+) group (p = 0.016 and p = 0.05, respectively). Conclusion: Adenotonsillar hypertrophy must be considered in children with primary nocturnal enuresis.
Özet
Amaç: Bu çalışmada alerjik rinit (AR), nazal septum deviasyonu (NSD), adenoid hipertrofisi (AH) ve tonsiller hipertrofi (TH) gibi üst solunum yolu obstrüktif patolojiler ile primer nokturnal enurezis (PNE) arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlandı.Materyal ve Metot: Çalışmaya 1 Haziran 2018- 1 Eylül 2018 tarihleri arasında ikinci basamak bir hastanenin Pediatri ve Üroloji polikliniklerine başvuran ve gönüllü olan 78 PNE hastası (42 erkek, 36 kız; ort. yaş: 7.2±1.6, dağılım: 5.4 - 11.6 yıl) dahil edildi. Kontrol grubuna ise aynı hastanenin sağlam çocuk polikliniklerine başvuran ve PNE şikayeti olmayan 5 yaş üstü 72 gönüllü çocuk ( 34 erkek, 38 kız; ort. yaş: 7.6±1.4 yıl, dağılım: 5.1 - 12.7 yıl ) dahil edildi. Çalışmaya alınan tüm katılımcılara rutin fizik muayene, fleksibl fiberoptik nazofarengoskopi ve alerjik rinit için skor (Score for allergic rhinitis; SFAR) anketi uygulandı. Tonsil ve adenoid boyutlarını sınıflandırmak için sırasıyla Brodsky skalası ve fiberendoskopik bulgular kullanıldı.Bulgular: Yaş ve cinsiyet açısından PNE (+) grup ile PNE (-) grup arasında anlamlı bir fark yoktu (sırasıyla p= 0.203 ve p= 0.819). Alerjik rinit ve NSD her iki grupta benzer olmasına karşın AH ve TH oranı PNE (+) grupta istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha fazla idi (sırasıyla p=0.016 ve p= 0.05). Sonuç: Primer nokturnal enürezisli çocuklarda adenotonsiller hipertrofi mutlaka akla getirilmelidir.Amaç: Bu çalışmada alerjik rinit (AR), nazal septum deviasyonu (NSD), adenoid hipertrofisi (AH) ve tonsiller hipertrofi (TH) gibi üst solunum yolu obstrüktif patolojiler ile primer nokturnal enurezis (PNE) arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlandı. Materyal ve Metot: Çalışmaya 1 Haziran 2018- 1 Eylül 2018 tarihleri arasında ikinci basamak bir hastanenin Pediatri ve Üroloji polikliniklerine başvuran ve gönüllü olan 78 PNE hastası (42 erkek, 36 kız; ort. yaş: 7.2±1.6, dağılım: 5.4 - 11.6 yıl) dahil edildi. Kontrol grubuna ise aynı hastanenin sağlam çocuk polikliniklerine başvuran ve PNE şikayeti olmayan 5 yaş üstü 72 gönüllü çocuk ( 34 erkek, 38 kız; ort. yaş: 7.6±1.4 yıl, dağılım: 5.1 - 12.7 yıl ) dahil edildi. Çalışmaya alınan tüm katılımcılara rutin fizik muayene, fleksibl fiberoptik nazofarengoskopi ve alerjik rinit için skor (Score for allergic rhinitis; SFAR) anketi uygulandı. Tonsil ve adenoid boyutlarını sınıflandırmak için sırasıyla Brodsky skalası ve fiberendoskopik bulgular kullanıldı. Bulgular: Yaş ve cinsiyet açısından PNE (+) grup ile PNE (-) grup arasında anlamlı bir fark yoktu (sırasıyla p= 0.203 ve p= 0.819). Alerjik rinit ve NSD her iki grupta benzer olmasına karşın AH ve TH oranı PNE (+) grupta istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha fazla idi (sırasıyla p=0.016 ve p= 0.05). Sonuç: Primer nokturnal enürezisli çocuklarda adenotonsiller hipertrofi mutlaka akla getirilmelidir.