Journals / Fırat Tıp Dergisi / 2017 / Cilt: 22 - Sayı: 1
Undergoing Coronary Artery Bypass Surgery without Using B Bloker Medical Treatment
- Journal
- Fırat Tıp Dergisi
- Pages
- 16–20
- DOI
- —
Abstract
Role of P Wave Dispersion in the Prediction of Postoperative Atrial Fibrillation in the Early Period by Chronic Coronary Artery Patients Undergoing Coronary Artery Bypass Surgery without Using B Bloker Medical Treatment Objective: This study investigate that the relationships are between electrocardiographic (ECG) parameters such as maximum and minimum P wave value (Pmax, Pmin), P wave dispersion (PWD) ), that can be obtained in a noninvasive manner with post coronary arteria bypass graft surgery (CABGS) atrial fibrillation (AF) development and to evaluate whether these parameters can be used to estimate the development of AF in postoperative patients who aren’t using beta blockers and recommended to have CABGS. Material and Method:100 patients, that are between ages of 35-75, not using beta blockers, with stable coronary artery disease (CAD), without arythmia and recommended to have a CABGS after coronary angiography, are included in the study. The preoperative ECGs of the patients are obtained from patient files and the condition of ability to measure the electrocardiographic parameters in least 9 of the 12 leads is looked for. All the measurements are done manually with a looking glass. The patients are divided into two groups according to postoperative AF development. Present risk factors, haemoglobin, haematocrit, cholesterols, fasting blood glucose, HbA1c levels, echocardiographic parameters significantly are recorded. Results: Ages of the patients are between 35 and 75 (64.2±7.9), 14 are female (14%) and 86 are male (86%). 67 patients have hypertension (HT), 46 patients have diabetes mellitus (DM), 40 patients (40%) have hyperlipidemia (HL). The difference between Pmax and Pmin values that are obtained from preoperative ECGs of the patients are found to be greater in the patients that experienced postoperative AF. Conclusion: Increased preoperative PWD is shown to be associated with increased early postoperative AF development
Özet
Amaç: Koroner arter bypass cerrahisi (KABC) önerilmiş beta bloker (BB) kullanmayan stabil koroner arter hastalığı (KAH) olanlarda non-invaziv olarak değerlendirilebilen elektrokardiyografideki (EKG) en uzun P dalgası (Pmax), en kısa P dalgası (Pmin), P dalga dispersiyonu (PDD) gibi EKG parametrelerinin KABC sonrası gelişen atriyal fibrilasyon (AF) ile olan ilişkisini incelemek ve bu parametrelerin KABC sonrası gelişen AF' yi belirlemede bir öngördürücü olup olamayacağını değerlendirmektir.Gereç ve Yöntem: Kardiyoloji polikliniğine başvurarak stabil KAH' ı olan, kardiyak açıdan stabil, BB kullanımı ve aritmisi olmayan koroner anjyografi sonrası KABC önerilen yaşları 35-75 arası olan 100 hastadan oluşan bir grup çalışmaya alındı. Hastaların operayon öncesi çekilen EKG'lerine arşivdeki dosyalarından ulaşıldı ve 12 derivasyonun en az 9 tanesinde EKG parametrelerinin ölçülebilmesi şartı arandı. Bütün ölçümler manuel olarak büyüteç yardımıyla yapıldı. Hastalar KABC sonrası AF gelişen ve gelişmeyen olmak üzere iki gruba ayrıldı. Mevcut risk faktörleri, hemoglobin, hematokrit, kolesterol değerleri, açlık kan şekeri, HbA1c ekokardiyografik parametreler kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların yaşları 35 ile 75 arasında (ortalama 64.2±7.9) , çalışmaya katılanların 14'ü (%14) kadın, 86'sı (%86) erkekti. Katılımcıların 67'sinde (%67) hipertansiyon (HT), 46'sında (%46) diyabetes mellitus (DM), 40'ında (%40) hiperlipidemi (HL) tanıları bulunmaktaydı. BB kullanmayan ve bilinen aritmisi olmayan hastalarda dosyalarından ulaşılan operasyon öncesi EKG'lerinde bakılan Pmin ve Pmax değerlerinin arasındaki farkın operasyon sonrası AF gelişen hastalarda arttığı izlendi. Sonuç: Operasyon öncesi EKG'de bakılan P dalga dispersiyonunun artıkça operasyon sonrası erken dönemde AF gelişim riskini arttığı izlenmektedir