Journals / Beslenme ve Diyet Dergisi / 2020 / Cilt: 48 - Sayı: 1

Nutritional Assessment of Female Patients with Rheumatoid Arthritis

Romatoid Artritli Kadın Hastalarda Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi

Pages
63–72
DOI
—

Abstract

Aim: The aim of this study was to determine the nutritional status of female patients with rheumatoid arthritis (RA) and to investigate the relationship between functional status and muscle strength. Subjects and Methods: This study was performed on 35-64 years old female patients applied to the Rheumatology Outpatient Clinic for control purposes and diagnosed with RA at least one year ago and using methylprednisolone less than 10 mg. Nutritional status and feeding habits of the patients accepted to participate in the study were evaluated. Anthropometric measurements were taken, dietary intakes were recorded for 3 consecutive days including one weekend day, and 24-hour physical activity records were questioned. The routine biochemical parameters were taken from the patient files. Results: Patients were diagnosed for 10.8 ± 7.88 years ago and treated for 9.9 ± 7.65 years. According to body mass index (BMI), 9.9% of the patients had normal body weight, 46.5% were overweight, 36.6% were first degree obese and 7% were second degree obese. The percentages of patients with waist circumference ≥88 cm were found 88.7%. Also, 84.5% of the patients had waist/hip ratio above 0.85. A positive correlation was found between vitamin C, hemoglobin and albumin levels, also between β-carotene and liver function tests, total cholesterol and C-Reactive Protein (CRP) (p˂0.05), according to dietary antioxidant intake. There was a negative correlation between polyunsaturated fatty acid intake and alkaline phosphatase (ALP) values (p˂0.05). The mean daily intake of energy, carbohydrate, potassium, calcium and iron were found to be below the requirements. Conclusion: It was concluded that patients should be referred to a dietitian after h diagnosed for RA to reduce symptoms and improve quality of life. Also, while assessing the patients, methods such as body fat percentage and muscle strength should be used with BMI.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı; romatoid artritli (RA) kadın hastaların beslenme durumunun saptanması ve fonksiyonel durum ile kas gücü arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bireyler ve Yöntem: Çalışma Romatoloji Polikliniği’ne kontrol amaçlı gelen, en az bir sene önce RA tanısı konmuş ve 10 mg’dan az metilprednizolon kullanımı olan 35-64 yaş arası kadın bireyler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılmayı kabul eden hastaların beslenme durumu ve beslenme alışkanlıkları değerlendirilmiştir. Antropometrik ölçümler alınmış, bir günü hafta sonuna gelecek şekilde birbirini izleyen 3 günde bireysel besin tüketimi kaydedilmiş ve 24 saatlik fiziksel aktivite kayıtları sorgulanmıştır. Rutinde biyokimyasal parametrelere hasta dosyalarından ulaşılmıştır. Bulgular: Hastaların ortalama 10.8±7.88 yıl önce tanı aldığı, 9.9±7.65 yıldır tedavi gördüğü saptanmıştır. Beden kütle indeksine (BKİ) göre hastaların % 9.9’u normal vücut ağırlığına sahipken, %46.5’i hafif şişman, %36.6’sı birinci derece obez, %7’si ise ikinci derece obezdir. Hastaların %88.7’sinin bel çevresi değeri ≥88 cm; %74.6’sının bel/kalça oranı 0.85’in üzerindedir. Bireylerin diyetle antioksidan alımlarına göre; C vitamini ile hemoglobin ve albümin seviyeleri, β-karoten ile karaciğer fonksiyon testleri, toplam kolesterol ve Serum-Reaktif Protein (CRP) arasında pozitif ilişki saptanmıştır (p˂0.05). Çoklu doymamış yağ asidi alımı ve alkalen fosfataz (ALP) değerleri arasında ise negatif ilişki bulunduğu gözlenmiştir (p˂0.05). Hastaların diyetle günlük ortalama enerji, karbonhidrat, potasyum, kalsiyum ve demir alımlarının gereksinmenin altında olduğu saptanmıştır. Sonuç: RA’in tedavisinde, semptomların azaltılması ve yaşam kalitesinin arttırılmasında hastaların tanı sonrasında diyetisyene yönlendirilerek beslenmeye ilişkin bilgi düzeyleri arttırılmalıdır. Yine bu hastalarda değerlendirme yapılırken BKİ’nin yanı sıra vücut yağ yüzdesi ve kas gücü gibi yöntemlerin de kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.