Journals / İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dergisi / 2012 / Cilt: 2 - Sayı: 3

Early detection of renal impairment in patients with insulin dependent diabetes mellitus

İnsüline bağımlı diabetes mellitusta renal tutulumun erken belirlenmesi

Pages
161–169
DOI
—

Abstract

Objective: We evaluated microalbuminuria, excretion of urinary &#946;2-MG and the capacity of renal functional reserve (RFR) in patients with insulin dependent diabetes mellitus (IDDM)which may be important in detecting early renal involvement. We also evaluated the relationship between microalbuminuria, tubular proteinuria, RFR and metabolic control and duration of illness in IDDM. For this purpose, we designed a case control study. Methods: Renal functional reserve test was performed in all cases. Levels of peak urinary albumin and &#946;2-MG protein were measured at the beginning of test and after protein loading. Results: In the patient group, mean hemoglobin A1C (HbA1C) (11.08±2.47%), and the fasting plasma glucose (249.90±52.6 mg/dL) were also measured. Maximal glomerular filtration rate (GFR) increased at a rate of 31.95±27.31% in the patient and 49.09±18.99% in the control group. In the patient group, the peak GFR level and the maximal increase rate in GFR were statistically significantly lower. In the patient and the control group, there were no statistically difference between the mean basal and peak urinary albumin and &#946;2-MG levels. We detected significantly negative correlation between the duration of illness, HbA1C and peak GFR, maximum GFR (p<0.05). But, we have not found a significant correlation between the duration of illness, HbA1C and urinary albumin, &#946;2-MG. Conclusion: As we have not found a significant difference between the urinary albumin and &#946;2-MG levels in the two groups, and detected lower peak GFR and maximum GFR in the patient group, we suggested that RFR test has a high sensitivity.

Özet

Amaç: İnsüline bağımlı diabetes mellituslu (IBDM) hastalarda renal tutulumun erken belirlenmesinde önemi olan mikroalbüminüri ve β2-MG’nin üriner atılımını ve renal fonksiyonel rezerv (RFR) kapasitesini değerlendirmek; ayrıca mikroalbüminüri, tubuler proteinüri ve RFR’in metabolik kontrol ve hastalık süresi ile ilişkilerini araştırmak amacı ile IBDM tanısı ile takip edilen 22 hasta ve kontrol grubu olarak, yaş uymlu 10 sağlıklı olgu çalışmaya alındı. Yöntemler: Tüm olgulara RFR testi uygulandı. Test başlangıcında ve protein yükleme sonrası pik üriner albümin ve β2-MG düzeyleri belirlendi. Bulgular: Hasta grubunun test sırasındaki ortalama HbA1C düzeyi %11.08±2.47, açlık kan şekeri ortalaması 249.90±52.6 idi. Maksimum %GFR artışı ortalaması hastalarda 31.95±27.31, kontrollerde 49.09±18.99 olarak bulundu. Hasta grubunda pik GFR ve maksimum %GFR artışı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşüktü (p 0.05). Kontrol grubunda bazal ve pik üriner albümin düzeyi ortalaması (sırası ile; 17.84±9.98, 18.04±7.54) arasında, bazal ve pik β2-MG düzeyleri ortalaması (sırası ile; 1.43±0.6, 1.43±1.09) arasında istatistiksel farklılık yoktu (p>0.05). Her iki grubun üriner albümin ve β2-MG bazal ve pik değerleri arasında fark yoktu (p>0.05). Hastalık süresi, HbA1C ile pik GFR ve maksimum %GFR artışı arasında anlamlı negatif korelasyon saptandı (p 0.05). Sonuç: Her iki grup arasında üriner albümin, β2-MG değerleri açısından anlamlı farklılık gözlenmeksizin, pik GFR ve maksimum %GFR’nin hasta grubunda kontrollerden daha düşük bulunması, RFR testinin duyarlılığının oldukça yüksek olduğunu düşündürmektedir.