Journals / Antropoloji / 2021 / Sayı: 41

Dental anomalies in ancient populations: The Kayalıpınar samples

Eski toplumlarda diş anomalileri: Kayalıpınar örneği

Pages
99–107
DOI
—

Abstract

Dental anomalies are developmental cases that are mostly reported in clinical studies and infrequent in archaeological skeletal populations. The skeleton series which obtained from Kayalıpınar archaeological site of the Sivas Province and dated to the Hellenistic-Early Byzantine period comprise the materials of the study. In this study, it was intended to determine the prevalence and types of dental anomalies in Kayalıpınar individuals, their distribution by sex and their possible causes. As a result of the research, one or more dental anomalies were detected in the jaws and teeth of 12 (8%) out of 150 individuals. The most common dental anomaly after impacted teeth is absence of congenital tooth. There is no statistical difference between genders in terms of proportional distribution. It is more emphasized on the importance of genetic and environmental factors related to etiology of tooth anomaly. In this study, it is thought that a stress to have experienced during the tooth development process and retained deciduous teeth have/may have an effect on the detected dental anomalies.

Özet

Diş anomalileri klinik çalışmalarda çok kez rapor edilen, arkeolojik iskelet popülasyonlarında ise nadir görülen gelişimsel olgulardır. Bu çalışmanın materyallerini Sivas İli Kayalıpınar arkeolojik yerleşim alanından elde edilen ve Hellenistik-Erken Bizans’a uzanan iskelet serisi oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Kayalıpınar insanlarındaki diş anomalilerinin çeşitleri, sıklığı, cinsiyete göre dağılımı ve muhtemel nedenlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda 150 bireyden 12’sinin (%8) çene ve dişlerinde bir ya da daha fazla diş anomalisi tespit edilmiştir. Gömülü dişlerden sonra en çok karşılaşılan diş anomalisi konjenital diş eksikliğidir. Oransal dağılım açısından cinsiyetler arasında istatistiksel bir farklılık yoktur. Anomalilerin etiyolojisi ile ilgili genetik ve çevresel etmenlerin önemi üzerinde daha çok durulmaktadır. Bu çalışmada ise diş gelişim sürecinde yaşanılan bir stresin ve persiste süt dişlerinin tespit edilen diş anomalileri üzerinde bir etkisinin olduğu/olabileceği düşünülmektedir.