Journals / Kadın/Woman 2000 - Kadın Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 21 - Sayı: 2
Home as an Instrument of Power: “Masculine Domination” and “Other Woman” in the What Remains and Fatal Attraction.
- Pages
- 167–186
- DOI
- —
Abstract
In this study, experiences of women related to home space in What Remains (Çiğdem Vitrinel, 2011) and Fatal Attraction (Adrian Lyne, 1987) are evaluated on the basis of Pierre Bourdieu’s masculine domination concept, using feminist critical discourse analysis. Bourdieu examines the symbolic reflections of two gendered fields, masculine and feminine, in the power relations in the study of Masculine Domination (1998). The women reproduce internalized gender practices with domestic routine in family institution. In both films, the home is a sign of symbolic violence, hence these two films are close together in this study. Although women have different interests, lifestyles, or experience the home space in different ways, the home space remains a fixed place that reinforces masculine domination. In this context, the home space that turns into an extension of the female body discloses the class differences between women. The home space produces an asymmetric class position among women and their bodies are “disciplined” according to this position. In the representations, the relation between women who are opponents to each other damages, so the possibility of reconstructing their relationship seems possible by questioning symbolic domination.
Özet
Bu çalışmada, Geriye Kalan (Çiğden Vitrinel, 2011) ve Öldüren Cazibe (Fatal Attraction, Adrian Lyne, 1987) filmlerindeki kadınların ev alanına ilişkin deneyimleri, Pierre Bourdieu’nün eril tahakküm kavramıyla bağlantı kuran bir kuramsal izlekte, feminist eleştirel söylem analizi perspektifinden yararlanılarak değerlendirilmiştir. Bourdieu, Eril Tahakküm (2002) çalışmasında eril ve dişil olmak üzere cinsiyetlendirilmiş iki alanın iktidar ilişkileri içindeki sembolik yansımalarını inceler. Kadınlar, içselleştirdikleri toplumsal cinsiyet pratiklerini ev içi rutinlerle, aile kurumunda yeniden üretir. Her iki filmde de sembolik şiddet göstergesi evdir; bundan dolayı bu iki film çalışmada yan yana gelebilmiştir. Bu çalışmanın amacı, kadınlar farklı ilgi alanlarına, hayat tarzlarına sahip olsalar ve ev alanını farklı şekillerde deneyimleseler de kadınlar için evin eril tahakkümü güçlendiren bir yer olma özelliğini koruduğunu göstermektir. Bu bağlamda çalışmanın temel sorunsalı, kadın bedeninin bir uzantısına dönüşen ev alanının kadınlar arasındaki sınıfsal farklılıkları şekillendiren temel bir belirleyen olduğu iddiasıdır. Ev alanı, kadınlar arasında, asimetrik sınıfsal bir konum üretmekte ve kadın bedeni bu konuma göre “terbiye” edilmektedir. Temsillerde, birbirine düşmanlaştırılan kadınlar arasındaki ilişki kopmakta, bu ilişkiyi tekrar kurabilme ihtimali ise sembolik tahakkümün sorgulanmasıyla mümkün görünmektedir.