Journals / GORM:Gynecology Obstetrics & Reproductive Medicine / 2012 / Cilt: 18 - Sayı: 3

Gebelikte Obstetrik Nedenli Olmayan Akut Batının Cerrahi Yönetimi: 8 Yıllık Deneyim Sonrası 24 Olgunun Retrospektif Değerlendirmesi

Surgical Management of Non-Obstetric Acute Abdomen During Pregnancy: A Retrospective Review of 24 Cases After 8-Years’ Experience

Pages
134–137
DOI
—

Abstract

AMAç: Gebelikte obstetrik nedenli olmayan akut batının tanı ve yönetimi hem obstetrisyenler hem de genel cerrahlar için endişe kaynağıdır. Gebelikte cerrahiye karşı gösterilen direnç, maternal ve fetal morbidite ve hatta mortaliteyi artırabilen gereksiz gecikmeye sebep olmaktadır. Bu çalışmada, gebelerde obstetrik nedenli olmayan akut batının cerrahi yönetimine iliş- kin deneyimimizi paylaştık. geReç ve yönteM: 2004-2012 yılları arasında akut batın bulguları olup cerrahi eksplorasyon ihtiyacı olan gebe hastalar çalışmaya dahil edildi. Cerrahi girişimi obstetrik nedenli olan hastalar değerlendirmeye alınmadı. Demografik özellikler, gebelik haftaları, belirtiler, ameliyat sonuçları, postoperatif komplikasyonlar, gebelik sonuçları ve görüntüleme çalışmaları de- ğerlendirildi. bulgulAR: Çalışmada 24 hasta olup, yaş ortalaması 28.25±3.51 idi. Ameliyatlar sıklıkla ikinci trimesterde gerçekleştirilmişti. En sık semptom karın ağrısı (%100) ve bulantıydı (%83). Over torsiyonu ve apendisit obstetrik nedenli olmayan akut batının en sık etyolojik nedenleriydi (sırasıyla %33 ve %25). Tüm hastalar ameliyatı iyi tolere etti, 11’inde postoperatif komplikasyon gelişmezken, 3 fetal kayıp, 4 preterm doğum, 3 PPROM, 1 re-operasyon ve 1 vajinal kanama görüldü. Bir hasta ameliyatın 24. gününde akut respiratuvar distres sendromu nedeniyle kaybedildi. Hastaların 22’sine ultrasonografi uygulanırken, 11’inde MR görüntülemeden faydalanıldı. Sonografi bulguları olguların %59’unda tanısal iken, MR doğru tanı koymada %100 başarılıydı. sOnuç: Gebelikte obstetrik nedenli olmayan akut batının cerrahi yönetimi konusu kadınlarla ilgilenen hekimler için önemli bir husustur. Hızlı tanı ve uygun cerrahi yaklaşım yönetimin kö- şe taşlarını oluşturur. Ultrasonografinin tanısal sınırlılıkları nedeniyle, MR görüntüleme giderek daha popüler ve yönetim stratejisine yön verir hale gelmiştir

Özet

AMAç: Gebelikte obstetrik nedenli olmayan akut batının tanı ve yönetimi hem obstetrisyenler hem de genel cerrahlar için endişe kaynağıdır. Gebelikte cerrahiye karşı gösterilen direnç, maternal ve fetal morbidite ve hatta mortaliteyi artırabilen gereksiz gecikmeye sebep olmaktadır. Bu çalışmada, gebelerde obstetrik nedenli olmayan akut batının cerrahi yönetimine iliş- kin deneyimimizi paylaştık. geReç ve yönteM: 2004-2012 yılları arasında akut batın bulguları olup cerrahi eksplorasyon ihtiyacı olan gebe hastalar çalışmaya dahil edildi. Cerrahi girişimi obstetrik nedenli olan hastalar değerlendirmeye alınmadı. Demografik özellikler, gebelik haftaları, belirtiler, ameliyat sonuçları, postoperatif komplikasyonlar, gebelik sonuçları ve görüntüleme çalışmaları de- ğerlendirildi. bulgulAR: Çalışmada 24 hasta olup, yaş ortalaması 28.25±3.51 idi. Ameliyatlar sıklıkla ikinci trimesterde gerçekleştirilmişti. En sık semptom karın ağrısı (%100) ve bulantıydı (%83). Over torsiyonu ve apendisit obstetrik nedenli olmayan akut batının en sık etyolojik nedenleriydi (sırasıyla %33 ve %25). Tüm hastalar ameliyatı iyi tolere etti, 11'inde postoperatif komplikasyon gelişmezken, 3 fetal kayıp, 4 preterm doğum, 3 PPROM, 1 re-operasyon ve 1 vajinal kanama görüldü. Bir hasta ameliyatın 24. gününde akut respiratuvar distres sendromu nedeniyle kaybedildi. Hastaların 22'sine ultrasonografi uygulanırken, 11'inde MR görüntülemeden faydalanıldı. Sonografi bulguları olguların %59'unda tanısal iken, MR doğru tanı koymada %100 başarılıydı. sOnuç: Gebelikte obstetrik nedenli olmayan akut batının cerrahi yönetimi konusu kadınlarla ilgilenen hekimler için önemli bir husustur. Hızlı tanı ve uygun cerrahi yaklaşım yönetimin kö- şe taşlarını oluşturur. Ultrasonografinin tanısal sınırlılıkları nedeniyle, MR görüntüleme giderek daha popüler ve yönetim stratejisine yön verir hale gelmiştir