Journals / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2009 / Cilt: 14 - Sayı: 1
Crimean-Congo haemorrhagic fever
- Pages
- 1–9
- DOI
- —
Abstract
Crimean-Congo Haemorrhagic Fever (CCHF) is an acute fatal disease which is diagnosed in Africa, Asia and South-Eastern Europe, in more than 30 countries. It is transmitted by mainly Hyalomma ticks bite and infected blood or other body fluids from animals or humans. CCHF is a viral disease which affects all the organs and systems and is distinctive with malaise, headache, and extensive muscle ache and bleeding. It has a clinic picture varying from self-limiting sickness to death. In the laboratory investigations, high amounts of liver and muscle enzymes, failure in homeostasis parameters (i.e. prothrombine time and activated partial thromboplastin time, international normalization ratio) and dissimilar decrease levels in platelet and leukocyte counts are observed. The disease is diagnosed by the virus RNA or IgM antibodies found in blood samples obtained during acute periods of the disease. Although ribavirin is suggested as a way of treatment, there are some debates on it efficacy. Today, there are no antiviral agents whose efficacy is approved. Supportive therapy is the essential approach of the treatment of CCHF cases. Educating the risky populations about CCHF and methods of protection is essential.
Özet
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Afrika, Asya ve Cüney-Doğu Avrupa'da 30'un üzerinde ülkede tanımlanmış, akut seyirli ölümcül bir hastalıktır. Hastalık insanlara esas olarak Hyalomma cinsi kenelerle veya viremik dönemdeki hayvan ve insanların kan ve diğer infekte çıkartı la rıyla bulaşır. Ateş, halsizlik, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı ve kanamaların klinik tabloya hakim olduğu, hafif ve kendini sınırlayan hastalıktan, ciddi kanamalarla ölüme kadar değişen bir klinik tablo gösteren, tüm organ ve sistemlerin etkilendiği viral bir hastalıktır. Laboratuvar incelemelerinde karaciğer ve kas enzimlerinde yükseklik, hemostaz parametrelerinde (protrombin zamanı, aktive parsiyel tromboplastin zamanı, international normalization ratio vb.) bozulma, değişik derecelerde olmak üzere trombosit ve lökosit değerlerinde düşme görülür. Tanı, hastalığın akut döneminde alman serum örneklerinde virüs RNA'sının veya IgM tipi antikorların gösterilmesiyle konur. Tedavide ribavirin önerilmekle birlikte etkinliği ile ilgili çelişkili veriler vardır. Bugün için tedavide etkinliği gösterilmiş, ruhsatlı antiviral bir ajan yoktur. Tedavinin temelini destek tedavisi oluşturmaktadır. Bulaş açısından riskli grubun eğitilmesi ve korunma tedbirlerine uyulması önemlidir.