Journals / Diyanet İlmi Dergi / 2021 / Cilt: 57 - Sayı: 2

MASJİD AL-DİRÂR AS AN ANTİ-HİJRAH MOVEMENT

BİR KARŞI HİCRET HAREKETİ OLARAK MESCİD-İ DIRÂR

Pages
633–674
DOI
—

Abstract

After being elected as a ruler by the represantatives of Yathrib people in the Aqaba talks in Mecca, Prophet Muhammad (saw) migrated and turned Yathrib into al-Madina. Abdullah b. Ubey b. Selûl, and Abu Âmir who lost Yathrib and their position and those who acted with these people were involved in the anti-hijrah movement, and continued their resistance. Abdullah b. Ubey continued their resistance in Medina and Abu Amir outside, and they worked to return Yathrib, which turned into al-Medina, back to pre-Islamic times. The most concrete indicator of these studies is the Masjid al-Dirâr, which is mentioned in the Surah of Tawba. The verses mentioning the Masjid al-Dırâr reveal that those who built this building conceal their purpose. Acting in hypocrisy, these people abused the pure feelings of those who could not realize their true intentions. They invited Prophet Muhammad (saw) to gain legitimacy to the building prepared for Abu Âmir to pray, by preparing military power to recapture Madina. Although it is called a mosque and it is stated that prayers will be performed in it, the Quran states that this place is a center that harms, denies and divides believers, and protects anyone who wages war against Allah and His Messenger.

Özet

Hz. Peygamber Mekke’de Akabe görüşmelerinde Yesrib halkının temsilcileri tarafından yönetici seçilmesinin ardından hicret etmiş, Yesrib’i el-Medine’ye dönüştürmüştür. Yesrib’i ve sahip oldukları konumu kaybeden Abdullah b. Übey b. Selûl ile Ebû Âmir ve bu kişilerle hareket edenler, karşı hicret hareketi içerisinde olmuşlar Abdullah b. Übey Medine içinde Ebû Âmir ise dışında direnişlerini sürdürmüşler, el-Medine’ye dönüşen Yesrib’i İslâm öncesine döndürebilmek için çalışmışlardır. Bu çalışmaların en somut göstergesi Tevbe Sûresinde sözü edilen Mescid-i Dırârdır. Mescid-i Dırâr’dan söz eden âyetler bu binayı yapanların amaçlarını ve amaçlarını gizlediklerini ortaya koymaktadır. İkiyüzlülük içerisinde hareket eden bu kimseler, gerçek niyetlerini fark edemeyen kişilerin temiz duygularını kötüye kullanmışlardır. Medine’yi yeniden ele geçirmek üzere askeri güç hazırlayarak dönmesi beklenen Ebû Âmir’in namaz kılması için hazırlanan binaya meşruiyet kazandırmak için Hz. Peygamber’i davet etmişlerdir. Her ne kadar adına mescit dense, içerisinde namaz kılınacağı ifade edilse de Kur’ân, buranın zarar veren, inkâr ve müminleri bölme amaçlı, Allah’a ve Resûlüne savaş açan kimseyi gözleyen bir merkez olduğunu beyan etmektedir.

Keywords: Hz. Peygamber, Hicret,, Medine,, Abdullah b. Übey, Ebu Âmir, Mescid-i Dırâr.