Journals / Turkish Studies - Social Sciences / 2020 / Cilt: 15 - Sayı: 5
The Face OfViolence Against Woman In Turkey: 10 Acts Of Violence Reflected In The Press In Last 10 Years
- Pages
- 2739–2755
- DOI
- —
Abstract
Violence, which has physical, psychological, sexual and economic dimensions, continues to be an important social problem. Sexism-based violence that is applied to women only because they are women is considered as violence against women. The ultimate level of violence against women is women's murders. The end of violence may end with murder and thus death. Femicides have reached a record level by increasing 1400% in the last 7 years in our country. As data on violence against women are not collected in a single center, it is very difficult to reach exact figures. However, it is a fact that these numbers increase year by year based on data collected by official authorities such as different non-governmental organizations, women's platforms and the Ministry of Interior. In addition, many women may be exposed to impositions such as threats, intimidation and sexual violence before they become victims of murder. In this research, the women who lost their lives due to violence and whose stories were reflected in the press were examined. For this purpose, the 10 femicide cases, one out of every 2878 cases between 2010-2019 were evaluated and interpreted. The main criterion in selecting the sample cases in that they made an overwhelming impression within the year and thus were reflected to printed media. The research design of the research is a case study, since the news about violence against woman that reflected on the printed media are examined. In the research, document analysis that is one of the qualitative research methods, was used. In this research that femicide cases were examined, the clearest result was the increasing dose of violence against women. We need an all-out struggle to reduce/prevent violence against women. This can be started primarily by ensuring social and institutional cooperation. Penalty of violence and murder crimes can be increased with legal regulations. By removing the good conduct time for these crimes, deterrence can be achieved. While strengthening the legal basis is a strong argument in combating these crimes, it is not sufficient alone. In order to change the traditional perception of gender and the sense of honor ofthe society, raising awareness among individuals about gender and gender equality from the primary class will be the shortest way to get to the root of the problem.
Özet
Fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik boyutları olan şiddet, önemli bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Kadınlara, sadece kadın olmalarından dolayı uygulanan cinsiyetçilik temelli şiddet ise kadına yönelik şiddet olarak kabul edilmektedir. Kadına yönelik şiddetin son noktası kadın cinayetleridir. Şiddetin sonu, cinayet, dolayısıyla ölüm ile bitebilmektedir. Kadın cinayetleri (femicide), ülkemizde son 7 yılda % 1400 artarak rekor bir düzeye ulaşmıştır. Ülkemizde kadına yönelik şiddetle ilgili veriler tek bir merkezde toplanmadığı için kesin rakamlara ulaşmak oldukça zordur. Ancak farklı sivil toplum kuruluşları, kadın platformları, İçişleri Bakanlığı gibi resmi mercilerin topladığı verilere dayanarak bu sayıların yıldan yıla arttığı görünen bir gerçektir. Bunun yanında pek çok kadın, cinayete kurban gitmeden önce, tehdit, sindirme, cinsel şiddet gibi uygulamalara maruz kalabilmektedir. Bu çalışmada, şiddetten dolayı hayatını kaybederek hikayeleri basına yansıyan kadın cinayetleri incelenmiştir. Bu amaçla, 2010-2019 yılları arasında gerçekleşen toplam 2878 vakadan her yıl bir tane olmak üzere 10 kadın cinayeti değerlendirilerek yorumlanmıştır. Örnek vakaların seçilmesindeki temel kriter, yaşandığı yıl içerisinde çok ses getirmiş olması ve bu şekilde yazılı basına yansımış olmasıdır. Kadına yönelik şiddet ile ilgili yazılı basına yansıyan haberler incelendiği için araştırmanın deseni durum çalışmasıdır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmıştır. Kadın cinayeti vakalarının incelendiği bu çalışmada, ulaşılan en net sonuç, kadın yönelik şiddetin dozunun giderek arttığıdır. Kadına yönelik şiddeti azaltmak/önlemek adına topyekün bir mücadeleye ihtiyacımız vardır. Buna, öncelikle toplumsal ve kurumsal işbirliğinin sağlanmasıyla başlanabilir. Hukuksal düzenlemeler ile şiddet ve cinayet suçlarının cezaları arttırılabilir. Bu suçlara yönelik iyi hal indirimi kaldırılarak suçların caydırıcılığı sağlanabilir. Yasal zeminin güçlendirilmesi bu suçlarla mücadelede güçlü bir argüman olsa da tek başına yeterli değildir. Toplumun geleneksel toplumsal cinsiyet algısının ve namus anlayışının değiştirilmesi adına ana sınıfından itibaren toplumsal cinsiyet ve kadın-erkek eşitliği konusunda bireylere farkındalık kazandırılması belki de sorunun kökenine inmek için en kestirme yol olacaktır.