Journals / Çocuk Cerrahisi Dergisi / 2005 / Cilt: 19 - Sayı: 2
A rare cause of hyperbilirubinemia: Bilhemia
- Journal
- Çocuk Cerrahisi Dergisi
- Pages
- 88–91
- DOI
- —
Abstract
Introduction: If blunt liver trauma results in a passage between the biliary tract and blood vessels, there will be either a flow of blood into the bile ducts (hemobilia) or of bile into the bloodstream (bilhemia). We present a case of posttraumatic bilhemia treated with nonoperative interventional techniques. Case: 10-year-old boy with jaundice and abdominal pain after a bicycle accident was explored in another hospital; laceration of the falciform ligament and subcapsular liver hematoma were detected. Because of persistent increase of total bilirubin level, the patient was referred to our clinic. Physical examination findings were only abdominal tenderness and jaundice on admission. Ultrasonography and computerized tomography revealed laceration at the porta hepatis level and intraabdominal free fluid. Hepatobiliary scintigraphic findings were accumulation of activity in the localization of left hepatic duct and extrahepatic appearance of radionuclide with absence of passage of bile through intestine. Endoscopic retrograde cholangiography showed tear of the left hepatic duct and extravasation of radioopaque material; decompressive sphincterotomy was performed, however stenting of the bile duct could not be achieved. This intervention resulted in a transient decrease of bilirubin level, but due to re-increase in the bilirubin levels percutaneous transhepatic cholangiography (PTC) was performed. PTC showed transection of intrahepatic bile ducts and bile leak through venous system by biliovenous fistula. A drainage catheter was placed in the left intrahepatic bile duct. As bile drainage decreased, control pouchography with radioopaque revealed no biliary leak and normal bile flow, the catheter was removed. The patient was discharged with normal bilirubin levels. Conclusion: Previous reports have described different surgical treatment modalities, such as liver resection and fistula repair. Recent advances in interventional radiology and endoscopy make minimal invasive management of bilhemia possible. If endoscopic sphincterotomy with stenting of the biliary ducts is not possible, percutaneous drainage can be an alternative treatment.
Özet
Giriş: Karaciğer travması sonucu safra kanalları ile kan damarları arasında bir ilişki olması hemobilia ya da bilhemia ile sonuçlanabilir. Bu çalışmada travma sonrası gelişen bir bilhemia olgusu sunulmuştur. Olgu: 10 yaşında erkek olgu, bisikletten düşme sonrasında karın ağrısı ve sarılık nedeniyle bir dış merkezde eksplore edildiğinde karaciğerde laserasyon ve subkapsüler hematom saptanmış ve kanama kontrolü sağlandıktan sonra işlem sonlandırılmış. Ameliyat sonrası dönemde bilirubin düzeyinin daha da yükselmesi üzerine sevk edilen hastanın başvurudaki muayenesinde karında yaygın hassasiyet ve sarılık mevcuttu. Karın ultrasonografisinde porta hepatis düzeyinde laserasyon ve karın içinde serbest sıvı; manyetik rezonans kolanjio-ankreatografisinde sol lob intrahepatik safra yollarında ılımlı dilatasyon gözlendi. Hepatobiliyer sintigrafide sol hepatik kanal lokalizasyonunda aktivite birikimi, intestinal sisteme radyoaktif madde geçişinin olmaması ve ekstrahepatik yapılarda aktivite tutulumu gözlenmesi üzerine endoskopik retrograd kolanjiografi yapıldı. Sol ana daldan sonra kontrast madde ekstravazasyonu görülerek sfinkterotomi uygulandı ancak biliyer stent yerleştirilemedi. İzlemde bilirubin düzeyinde düşme gözlendi. Bir hafta sonra tekrarlanan ultrasonografide sol lobda biliyer kaçakla uyumlu görünüm ve bilirubin düzeyinde yeniden yükselme olması üzerine perkutan transhepatik kolanjiografi yapıldı. Sol lob lateral segment intrahepatik safra yollarının transekte olduğu, normal biliyer sistem ile ilişkisinin kesildiği ve safranın biliyovenöz fistül yoluyla venöz sisteme geçtiği görülerek sol intrahepatik safra yolları içine drenaj kateteri yerleştirildi. Drenaj miktarının azalması üzerine yapılan kontrol poş görüntülemesinde biliyovenöz kaçağın ortadan kalktığı, distale safra akımının olduğu gözlendi ve kateter çekildi. Total bilirubini normal düzeye inen olgunun sonraki izleminde sorunu olmadı. Sonuç: Bilhemia tedavisi genel olarak cerrahi drenaj veya fistülün kontrolü için hepatik rezeksiyonu içermekteyse de endoskopik ve girişimsel radyolojik tekniklerdeki gelişmeler sayesinde daha az invaziv olarak tedavi edilebilmektedir. Endoskopik sfinkterotomi ile birlikte nazobiliyer stent veya endoprotez yerleştirilemeyen olgularda perkütan drenaj alternatif olarak düşünülmelidir.