Journals / Alman Dili ve Edebiyatı Dergisi / 2014 / Cilt: 2 - Sayı: 32

Canan Şenöz-Ayata, Bilimsel Metin Üretimi

Pages
93–96
DOI
—

Abstract

Avrupa ülkelerinde 1970’li yıllarda ortaya çıkan metindilbilim çalışmalarının Türkiye’de 1990’lı yıllarda yaygınlaşmaya başladığını görüyoruz. Genel olarak yazılı ve sözlü metinleri ele alan metindilbilim araştırmaları kapsamında, bir gazete haberi ile bir köşe yazısı ya da bir yemek tarifi ile bir reklam metni birbirlerinden çok farklı yönler içerirler. Her birinin gerek içeriksel gerek kurgusal gerekse dilsel açılardan kendine özgü özellikleri vardır. Ayrıca bu özellikler her dilde aynı değildir. Bir yemek tarifi, bir mektup ya da bir bilimsel makale farklı dillerde ortak özellikler göstermekle birlikte, yazıldıkları dil ve kültür çerçevesinde değişik yönlere de sahiptirler. Örneğin farklı dillerde yazılan mektuplar genellikle hitap sözcükleriyle başlar ve veda sözcükleriyle biter. Ancak bu hitap ve veda biçimleri dillere ve kültürlere göre değişik olabilir. Aynı şekilde farklı dillerde kaleme alınan mektupların giriş ya da sonuç paragraflarının biçim ve içerik açısından birbirlerinden ayrılırlar. Gazete haberi, köşe yazısı, reklam ve daha pek çok metin türü üzerine eğilen metindilbilim çalışmaları, belli bir dildeki bir metin türünü ele alan araştırmalardan oluşabildiği gibi iki ya da daha fazla dili birlikte ele alan karşılaştırmalı çalışmaları da kapsar.

Özet

Şenöz-Ayata Bilimsel Metin Üretimi (2014) başlıklı yeni kitabında bu kez ayrıntılı olarak bilimsel metinleri ele alıyor. Çalışmasının amacının, bu metin türünün Almanca ve Türkçedeki ortak ve farklı özelliklerini ortaya çıkarmak ve genç araştırmacıların bilimsel metin üretimine katkıda bulunmak olduğunu söylüyor (S. 13). Kendisi de Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde öğretim üyesi olan Şenöz-Ayata’yı bu çalışmaya yönelten öncelikli neden, lisansüstü düzeye gelmiş öğrencilerin gerek Almanca gerekse Türkçede bilimsel metin oluşturmakta güçlük çekmeleridir. Yine Şenöz-Ayata’nın saptamalarına göre üniversitelerde bilimsel metin yazma dersleri olmasına karşın çoğu üniversitede bu derslere gereken önem verilmemektedir (S. XI). Bu nedenle araştırmacı kitabında, bilimsel metin çalışmalarına hem kuramsal hem de uygulamalı olarak yaklaşıyor ve yaptığı incelemenin gerek Almanca gerekse Türkçe üretilecek bilimsel metinlerin belli özellikleri taşıyacak bir düzeye ulaşmalarına yardımcı olmayı istiyor. Bu amaçlarla hazırlanan araştırma dört bölümden oluşuyor. Kitabın ilk iki bölümünde kuramsal bilgiler son iki bölümündeyse uygulamalı çalışmalar yer alıyor