Journals / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2010 / Cilt: 15 - Sayı: 4
How can we reduce device-associated urinary tract infections in adult intensive care units?
- Pages
- 160–164
- DOI
- —
Abstract
Introduction: We found that the rate of our catheterization-related urinary tract infections was significantly higher than the intensive care unit data that were included in the American National Nosocomial Infections Surveillance System (NNIS) in 2003. In this study, we aimed to reduce the rates of device-associated uninary tract infections. Patients and Methods: The current study was conducted in three intensive care units with 15 beds in Baskent University Alanya Research and Application Center. The adult patients (older than 15 years of age) who were hospitalized in the intensive care unit between January 2003 and October 2005 were included in the study. NNIS criteria were used for diagnosis of nosocomial infections, and a patient-based prospective surveillance method was utilized. Infection control strategies for implementation and care of urinary catheterization were reviewed. Training was given to intensive care unit staff for implementation and care of urinary catheterization. Old-fashioned tap water faucets were replaced with electronic photocell operated new faucets for facilitating handwashing. Alcohol-based hand antiseptics were placed next to each patient; hence, more efficient use was obtained. Results: The rates of catheter use between 2003 and 2005 were 0.76, 0.76 and 0.79; catheter-associated urinary tract infections rates were 19.1, 13.6 and 4.8 per 1000 catheter days. When compared to the rates of 2003, the rates of urinary tract infections in 2005 were significantly reduced odds ratio= 4.0 (95% confidence interval: 1.5-10.6) (p= 0.004). Conclusion: Healthcare workers should be aware of the cross infections in patients with urinary catheterization. Hand hygiene, glove use and standard precautions are important in reducing catheter-associated urinary tract infections as well as in preventing accumulation.
Özet
Giriş: 2003 yılındaki kateter ilişkili üriner sistem infeksiyonu oranlarımızı, Amerikan Ulusal Nozokomiyal İnfeksiyon Sürveyans Sistemi [National Nosocomial Surveillance System (NNIS)]'ne katılan yoğun bakım ünitesi verilerine göre anlamlı olarak yüksek bulduk. Bu çalışmada yüksek olan kateter ilişkili üriner sistem infeksiyonu oranlarımızı azaltmayı amaçladık. Hastalar ve Metod: Bu çalışma Başkent Üniversitesi Alanya Araştırma ve Uygulama Merkezindeki toplam 15 yataklı, üç adet yoğun bakım ünitesinde yürütülmüştür. Ocak 2003-Ekim 2005 tarihleri arasında yoğun bakım ünitesinde yatan erişkin hastalar (> 15 yaş) çalışmaya dahil edilmiştir. Nozokomiyal infeksiyon tanısında NNIS kriterleri esas alınmış ve hastaya dayalı aktif prospektif sürveyans metodu kullanılmıştır. 2004 yılında üriner kateter takılması ve bakımına yönelik infeksiyon kontrol stratejileri gözden geçirilmiştir. Yoğun bakım ünitesi personeline kateter takılması ve bakımına yönelik eğitimler verilmiştir. El yıkamayı kolaylaştırmak için eski musluklar fotoselli elektronik musluklarla değiştirilmiştir. Her hasta başına alkol bazlı el antiseptikleri konularak daha etkin kullanılması sağlanmıştır. Bulgular: 2003-2005 yılları arasındaki üriner kateter kullanma oranlarımız yıllara göre sırasıyla 0.76, 0.76, 0.79; kateter ilişkili üriner sistem infeksiyonu oranlarımız 19.1, 13.6, 4.8 olarak bulunmuştur. 2003 yılı ile karşılaştırıldığında 2005 yılında üriner sistem infeksiyonu oranında odds ratio= 4.0 (%95 güven aralığı: 1.5-10.6) kat azalış gözlenerek istatistiksel anlamlı düşüş meydana gelmiştir (p= 0.004). Sonuç: Sağlık çalışanları üriner kateteri olan hastalardaki çapraz infeksiyonun farkında olmalıdır. El hijyeni, eldiven kullanma ve standart önlemler kateter ilişkili üriner sistem infeksiyonunu azaltmada ve kümeleşmeyi önlemede çok önemlidir.