Journals / İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi / 2020 / Cilt: 24 - Sayı: 4
THE EVALUATION OF THE FACTORS INFLUENCE ON THE MID AND LONG TERM CLINICAL OUTCOMES OF INTRA-ARTICULAR CALCANEUS FRACTURES TREATED BY OPEN REDUCTION AND INTERNAL FIXATION
- Pages
- 303–308
- DOI
- —
Abstract
Introduction:Treatment of calcaneal fractures, was applied conservatively because of technical problems such as inadequate imaging and fixation and complications such as infection in the past, has changed in favor of surgical treatment in selected cases in our day. Material and Methods:24 patients with 25 displaced intraarticular calcaneal fractures who treated with open reduction and internal fixation were evaluated. Patients had a meanage of 39,44± 10,42 and follow-up time was 33,48± 19,53 months. There were 18 male and 6 female patients. Patients were classified according to Sanders classification system. Nine feet were type 2 fractures, 16 feet were type 3. The mean of preoperative Böhler angle was 16,9°± 8,85 (-5- 43), Gissane angle was 133,3°± 21,27 (82- 158). Lateral approach was performed in all patients. The mean time from trauma to the surgery was 5,8 days. The mean of postoperative Böhler angle was 27°± 3,88 (18- 33), Gissane main angle was 110°± 9,64 (99,3- 134). All patients had postoperative BT to evaluate posterior joint reduction. We used AOFAS scale for the patient’s clinical evaluation. Results:According to AOFAS scores, good results were obtained in 12 feet(% 48), medium in 4 feet(%16), and poor results in 9 feet(%36). %40 of patients had a change in foot wear after surgery. We evaluated posterior facet reduction in computed tomography. A statistically significant differance was detected between the AOFAS scores of patients with and without adequate reduction. Conclusion:In addition to providing the general anatomy of the calcaneus during surgery, we are of the opinion that anatomical reduction of the posterior facet of calcaneus is important.
Özet
Giriş: Geçmişte yetersiz görüntüleme, yetersiz tespit gibi teknik sorunlar ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar nedeniyle konservatif tedavi uygulanan kalkaneus kırıklarının, günümüzde seçilmiş vakalarda doğru zamanlama ile cerrahi tedavinin başarılı olduğunu gösteren yayınlarnedeniyle tedavi yaklaşımı cerrahi tedavi lehine değişmiştir. Çalışmamızda uygun zamanlama ile açık redüksiyon ve internalfiksasyon uyguladığımız Sanders tip 2 ve 3 eklem içi kırıkların orta ve uzun dönemde fonksiyonel sonuçlarına etki edebilecek faktörleri değerlendirdik. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde açık redüksiyon ve internal tespit uygulanan 24 hastanın 25 deplase eklem içi kalkaneus kırığı retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların ortalama yaşı 39,44 (19- 57) ve takip süresi 33,48 ay (15- 84 ay) idi. 18 erkek ve 6 kadın hasta vardı. Sanders sınıflandırma sistemine göre kırıkların 9’ u Tip 2, 16’ sı Tip 3 idi. Ameliyat öncesi ortalama Böhler açısı 16,9°(-5- 43), Gissane açısı 133,3°(82- 158) idi. Tüm hastalara genişletilmiş lateral girişim uygulandı. Hastalarda ameliyat sonrası ortalama Böhler açısı 27°(18- 33), Gissane açısı 110°(99,3- 134) idi. Hastalara ameliyat sonrası erken ve geç dönemde bilgisayarlı tomografi (BT) çekilerek arka eklem yüzü değerlendirildi. Hastaların klinik değerlendirmesinde American Orthopedic Foot and Ankle Society (AOFAS )arka ayak değerlendirme skalası kullanıldı. Bulgular: AOFAS skorlarına göre 12 ayakta iyi(% 48), 4 ayakta orta (% 16), 9 ayakta kötü (% 36) sonuç alındı. Hastaların % 40’ında cerrahi sonrası ayakkabı giyim şeklinde değişiklik mevcuttu. Bilgisayarlı tomografide posterior faset redüksiyonu değerlendirildi. Yeterli redüksiyon elde edilen hastalar ile elde edilemeyenlerin AOFAS skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edildi (p: 0,01). Sonuç: Ameliyat sırasında kalkaneusun genel anatomisini tekrar sağlamaya çalışmanın yanında, posterior eklem yüzünün anatomik redüksiyonunun sağlanmasının da önemli olduğu görüşündeyiz.