Journals / Gülhane Tıp Dergisi / 2015 / Cilt: 57 - Sayı: 7

Radiation-Induced Angiosarcoma Following Breast Conservation Therapy: Case Report

Meme koruyucu cerrahi sonrası radyoterapi zemininde gelişen anjiosarkom: Olgu sunumu

Pages
419–422
DOI
—

Abstract

Radiation-induced angiosarcoma is a well-known complication of radiotherapy that follows breast conservation surgery. The prognosis of angiosarcoma after radiotherapy is poor, with a 5-year survival rate of between 10-55 % and with a relapse rate of nearly 92 %. Although surgery is the main treatment option for these tumours, it may be a challenging problem because of the highly aggressive behaviour. Adjuvant and neo-adjuvant chemo/radiotherapy are the other alternative treatment options in inoperable cases. However, their effects have not been clearly defined yet. Herein we report a case of angiosarcoma that arises from previously irradiated breast skin. Patient underwent total mastectomy and skin grafting following incisional biopsy and then wide local re-excision due to local recurrence was performed two months later. But, new recurrence lesions were observed in a more aggressive pattern 2 months later again. Additional surgery could not perform because of the general condition of the patient, who was died at the 6th month after diagnosis. Radiation-induced angiosarcomas are challenging problems with a long latency period and highly aggressive clinical behaviour. Therefore clinicians must be aware of newly developed painless vascular lesions at the irradiated zones of breast conservation therapy patients.

Özet

Radyoterapi zemininden gelişen anjiosarkom meme koruyucu cerrahi sonrasında radyoterapi uygulamasının bilinen bir geç dönem komplikasyonudur. Radyoterapi zemininde gelişen bu tümör kötü bir prognoza sahip olup 5 yıllık sağ kalım oranı %10-55 arasında değişirken lokal nüks oranının ise %92'ye kadar ulaştığı bildirilmektedir. Tedavide başlıca yaklaşım cerrahi olmasına rağmen tümörün agresif seyri nedeniyle cerrahi girişim bazen yetersiz kalabilmektedir. Adjuvan veya neoadjuvan olarak uygulanacak kemoterapi ve radyoterapinin ise tedavideki etkinliği halen net olarak ortaya konulamamış olup opere edilemeyen hastalarda alternatif tedavi yaklaşımı olarak görülmektedir. Bu olgu sunumunda meme koruyucu terapi sonrası radyoterapi zemininde gelişen bir anjiosarkom olgusu sunulmaktadır. Hastaya insizyonel biyopsi ile tanı konulmasını takiben total mastektomi ve greftle onarımı uygulandı. Ancak 2 ay sonra lokal nükslerin izlenmesi üzerine genişletilmiş re-eksizyon yapıldı. Bu operasyondan 2 ay sonra tekrar agresif görünümlü yeni nüks odaklarının oluştuğu saptandı. Genel durum bozukluğu sebebiyle ek cerrahi ve adjuvan kemoterapi uygulanamayan hasta tanı sonrası 6. ayda hayatını kaybetti. Radyoterapi zemininde gelişen anjiosarkomlar agresif klinik seyir ve uzun latent süreç sebebiyle tedavisi zor tümör tipleri olarak görülmektedir. Bu sebeple klinisyenler meme koruyucu terapi uygulanan hastalarda radyoterapi zemininde ortaya çıkan ağrısız vasküler lezyon durumunda anjiosarkom ihtimalini mutlaka göz önünde tutmalıdırlar.