Journals / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2011 / Cilt: 16 - Sayı: 4
Management of community acquired pneumonia patients and evaluation of the adherence to guidelines
- Pages
- 146–151
- DOI
- —
Abstract
Introduction: The aim of this study was to investigate the risk factors and clinical findings of hospitalized patients with community-acquired pneumonia and evaluate adherence to the guidelines in the routine follow-up. Materials and Methods: Those patients hospitalized between June 2010 and June 2011 with the diagnosis of community-acquired pneumonia were included. Patient files were investigated. CURB-65 and Pneumonia Severity Index (PSI) scores were calculated. Results: Totally, 70 patients were included. The highest risk factor was smoking (36%), the most frequent symptom was fever (83%) and the most frequent physical finding was fine crackles (59%). Regarding the pulmonary involvement, 76% was unilateral and 94% showed consolidation. CURB-65 scores were as follows: 41 (58.6%) patients < 2 and 29 (41.4%) patients ≥ 2. PSI scores by group were as follows: 7 (10%) patients in group V, 35 (50%) in group IV, 10 (14.3%) in group III, 15 (21.4%) in group II, and 1 (4.3%) in group I. Mean hospitalization duration was six days (1-15 days). Most of the blood cultures (95%) were negative. Legionella antigen, Mycoplasma IgM and Chlamydophila IgM were positive in 3%, 7% and 9%, respectively. The most frequently used antibiotic in the empirical therapy was ceftriaxone-clarithromycin combination therapy (37%), followed by moxifloxacin (26%) and levofloxacin (17%). Conclusion: CURB-65 and PSI scores are not included routinely in the clinical decision for hospitalization criteria. The benefit of the serological tests in the empirical therapy decision is limited. Although the isolation rate of the etiologic agents is low, the empirical treatment and the duration of treatment of pneumonia patients in our clinic generally seem to be adherent to the guidelines.
Özet
Giriş: Bu çalışmada yatırılarak izlenen toplum kökenli pnömoni hastalarının risk faktörlerinin ve klinik bulgularının irdelenmesi, yatış kriterlerinin ve tedavilerinin kılavuzlara uygun olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal ve Metod: Kliniğimizde Haziran 2010-Haziran 2011 tarihleri arasında yatırılarak izlenen toplum kökenli pnömoni tanılı hastalar çalışmaya alındı. Hastaların dosyaları ve laboratuvar sonuçları incelendi. CURB-65 ve PSI skorları hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya toplam 70 hasta dahil edildi. En sık saptanan risk faktörü sigara kullanımıydı (%36). En sık semptom ateş yüksekliği (%83), en sık saptanan fizik muayene bulgusu ince rallerdi (%59). Akciğer grafilerinin %76'sında tutulum unilateraldi; %94'ünde konsolidasyon mevcuttu. Kırk bir (%58.6) hastanın CURB-65 değeri 2'nin altında, 29 (%41.4) hastanın 2 ve üzerinde olduğu saptandı. PSI skorları değerlendirildiğinde; 7 (%10) hasta grup V, 35 (%50) hasta grup IV, 10 (%14.3) hasta grup III, 15 (%21.4) hasta grup II, 1 (%4.3) hasta grup I olarak saptandı. Ortalama yatış süresi altı gündü (1-15 gün). Kan kültürü alınan hastaların %95'inde üreme olmadı. Hastaların %2'sinde soğuk aglütinin, %3'ünde Legionella antijen, %7'sinde Mycoplasma IgM, %9'unda Chlamydophila IgM pozitif saptandı. Ampirik tedavide en sık kullanılan antibiyotik, seftriakson-klaritromisin kombinasyonuydu (%37). İkinci sırada moksifloksasin (%26), üçüncü sırada ise levofloksasin (%17) gelmekteydi. Sonuç: Pnömonisi olan hastaların hastaneye yatış kriterleri için önerilen CURB-65 ve PSI skorları pratikte kullanılmamaktadır. Serolojik testlerin ampirik tedavi yaklaşımına katkısı sınırlıdır. Etken izolasyonunda başarısızlığa rağmen kliniğimizde pnömonili hastalara ampirik tedavi başlanmasında ve tedavi sürelerinde genel olarak kılavuzlara uygunluk görülmektedir.