Journals / Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi / 1996 / Cilt: 3 - Sayı: 2

Predicting variables of alcohol abuse among university students

Üniversite gençliğinde alkol kötüye kullanım riskini yordayan değişkenler

Pages
73–80
DOI
—

Abstract

The aim of this study is to reveal the roles of family environment stressors, loneliness level, psychological distress level and some demographic variables in the prediction of alcohol abuse risk for university students. The sample was consisted of 1318 students (757 females and 581 males). The multiple regression analysis were conducted both for the total sample group and at-risk group separately. For the total group gender, grade, global symptom level, total stress score, loneliness level, authoritarian-oppressive attitude, and intrusion and abuse in the family environment were found to play roles in the prediction of alcohol abuse risk. For at-risk group, the predictive variables were income level, gender, global symptom level, and health and social problems in the family environment. According to these results, implications related to prevention and early intervention programs were suggested.

Özet

Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin alkol kötüye kullanım riskinin yordanmasında aile ortamında karşılaşılan stres kaynakları, yalnızlık düzeyi, psikolojik belirtiler ve bazı demografik değişkenlerin rollerini belirleyebilmektir. Çalışmaya 737 'cız ve 581 erkek olmak üzere toplam 1318 üniversite öğrencisi katılmıştır. Yordama analizleri hem tüm denek grubu için hem de risk grubu için ayrı ayrı yapılmıştır. Tüm grup için yapılan analizlerde alkol kötüye kullanım riskinin yordanmasında cinsiyet, sınıf, genel belirti düzeyi, toplam stres puanı, yalnızlık düzeyi, aile ortamında otoriter-baskıcı tutuma ve ilişkilerde sınırsızlık ve istismara maruz kalma değişkenlerinin rol oynadıkları saptanmıştır. Risk grubunda ise gelir düzeyi, cinsiyet, genel belirti düzeyi, aile ortamındaki sağlık ve sosyal sorunlar yordayıcı değişkenler olmuşlardır. Bu sonuçlar doğrultusunda önleme ve erken müdahale programlarına ilişkin önerilerde bulunulmuştur.