Journals / Fırat Tıp Dergisi / 2016 / Cilt: 21 - Sayı: 4
Prognostic Factors in Peripheral Nerve Lesions and Our Clinical Outcomes
- Journal
- Fırat Tıp Dergisi
- Pages
- 209–213
- DOI
- —
Abstract
Objective: We aimed to present the causes and locations of the peripheral nerve lesions secondary to different etiological factors. In addition, the clinical outcomes of surgical treatment were discussed based on the age, gender and other factors in the light of literature. Material and Method: Forty-six patients with peripheral nerve lesion underwent surgical treatment in our department between January 2011 and January 2014. The mean age was 29 years (ranged 20-53 years) and 45 (98%) patients were male and one was female (2%). All patients underwent detailed neurological and electrophysiological evaluations in the preoperative period. All operations were performed under general anaesthesia. The nerve was intact in 41 (89%) cases, while neuroraphy was performed in 5 cases (11%) using nerve grafts. Sural nerve was selected as the nerve graft. Decompression and external neurolysis was preferred in most of the cases. Intraoperative neuromonitoring was used in 7 cases. The mean follow-up period was 9.7 months and statistical comparisons were made using Statistical Package for Social Sciences (SPSS)17. Results: Of the 46 cases, 16 (34.8%) had entrapment neuropathy, 14 (30.4%) had gunshot injury, 8 had sharp laceration injury (17.4%), 4 had intramuscular injection (8.7%), 3 had blunt trauma (6.52%), and one had compression of the mass lesion (2.17%). The most common affected nerve was the peroneal nerve in 30.4% of the patients. This was followed by ulnar and sciatic nerve injuries. No vascular or neural complication had been observed after surgery. Postoperative neurological deterioration was also not observed in any case. Nineteen (41.3%) cases showed clinical improvement after surgery. Conclusion: Good clinical outcomes can be obtained by surgical treatment in peripheral nerve lesions. Age is not a prognostic factor and intraoperative neuromonitoring contributes to good clinical outcome.
Özet
Amaç: Kliniğimizde çeşitli etyolojik nedenlere bağlı olarak gelişen periferik sinir lezyonlarının nedenlerini ve lezyon lokalizasyonlarını sunmayı amaçladık. Yine olguların olguların yaşa, cinsiye göre dağılımını sunmayı ve cerrahi tedavi sonuçlarımızı litatürler eşliğinde tartışmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2011-Ocak 2014 tarihleri arasında GATA Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinde 46 periferik sinir lezyonlu olgu ameliyat edildi. Ortalama yaş aralığı 29 (minimum:20- maksimum:53) olarak raporlandı. Olguların %98'i (n:45) erkek, %2'si ise (n:1) ise kadındı. Tüm olguların tanısı ameliyat öncesi ve sonrası detaylı nörolojik muayene ve elektromiyografik inceleme ile konuldu. Yine tüm ameliyatlar genel anestezi altında gerçekleştirildi. Olguların %89'unda (n:41) sinir dokusu bütünlüğü tamdı ve ameliyat süresince sinir grefti ihtiyacı olmadı, %11'inde (n:5) ise greft ihtiyacı oldu. Greft olarak hastanın kendi sural sinir kullanıldı. Cerrahi teknik dekompresyon+eksternal nöroliz tercih edildi. 7 olguda intraoperatif nöromonitorizasyon uygulandı. Ameliyat sonrası ortalama takip süresi 9,7 ay olarak gerçekleşti. Yaş ile klinik sonuç karşılaştırıldı ve istatiksel analizler için Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 17 kullanıldı. Bulgular: Olguların etyolojik nedenlerine göre değerlendirdiğimizde; %34,8'inde (n:16) tuzak nöropati, %30,4'ünde (n:14) ateşli silah yaralanması, %17,4'inde (n:8) keskin yaralanma, %8,7 inde (n:4) intramüsküler enjeksiyon, %6.52'inde (n:3) künt travma ve %2,17'inde (n:1) ise kitle lezyonunu basısı sonucu gelişen periferik sinir hasarı gelişmişti. Serimizde en sık olarak peroneal sinir (%30,4) hasarını geliştiğini gördük. Bunu ulnar sinir ve siyatik sinir hasarları izlemiştir. Cerrahi süresince vasküler ve nöral komplikasyon gelişmedi. Postoperatif hiçbir olguda klinik tabloda kötüleşme olmadı. Takip süresince 19 olgunun (%41.3) kliniğinde anlamlı düzeyde iyileşme gözlendi. Sonuç: Periferik sinir yaralanmalarında cerrahi tedavi ile olumlu sonuçlar elde edilir. Yaş prognozda etkili değildir, nöromonitorizasyon cerrahi tedaviye pozitif yönde katkı sağlamaktadır.