Journals / Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2016 / Sayı: 44

IMPACTS OF PSEUDO-ARISTOTELIAN ON AMIRI'S "ES-SA'ÂDE VE'L-IS'AD" IN THE CONTEXT OF ALEXANDER THE GREAT

BÜYÜK İSKENDER BAĞLAMINDA SAHTE ARİSTOTELESÇİLİĞİN ÂMİRÎ'NİN "ES-SA'ÂDE VE'L- İS'ÂD"INDAKİ YANSIMALARI

Pages
47–89
DOI
—

Abstract

Âmirî adopted the view that there is a compatibility between naql and aql, in other words between Islam and philosophy as the characteristics of Islamic philosophy. To bring out this compatibility, firstly all the different views derived from human existence need to be unified and then it has to be shown its structure was in harmony with Islam. It seems that Âmirî tries to arrange a compatibility between Islam and philosophy in his works al-Füsûl in metaphysics and al-Sa'âde wa'l-is'âd in ethics and politics. al-Sa'âde wa'l-is'âd consists of quotations derived from fundamental Islamic sources, Islamic history and Islamic philosophers and also Persian and Greek philosophy in terms of ethical and political issues. Âmirî, who points out that Islam is the only perfect religion by comparing all religions existed in his time and geography, needs to arrange a compatibility between political understandings of Platonist idealism and realist political views of Persian-Hindu cultures in order to arrange the compatibility between Islam and philosophy in ethics and politics. For us, the philosopher sought the compatibility by quoting from pseudo Aristotelianist treatises and then he paved the way for setting a compatibility between philosophical background's ethics and politics and Islamic understandings

Özet

Âmirî, İslâm felsefesinin karakteristik yaklaşımı olarak nakil-akıl yani İslâm ile felsefe arasında bir uzlaşma olduğu görüşünü benimsemiştir. Bu uzlaşının gerçekleştirilmesi için önce, insanlığın birikimi olan farklı görüşlerin kendi içinde bir bütünlüğe kavuşturmak ve ardından bu yapının İslâm ile uyuştuğunu göstermek gerekmektedir. Nitekim Âmirî'nin metafizikte el-Füsûl ve ahlâksiyasette ise es-Sa'âde ve'l-is'âd başlıklı eserleriyle İslâm ile felsefe arasında uzlaşı kurmaya çalıştığı görünmektedir. es-Sa'âde ve'l-is'âd; ahlâk ve siyaset meseleleri bağlamında İslâm'ın temel kaynaklarından, İslâm tarihinden ve filozoflarından olduğu kadar İran ve Yunan felsefesinden yapılan alıntılardan oluşmaktadır. Yaşadığı çağda ve coğrafyada etkin olan dinler arasında karşılaştırma yaparak İslâm'ın en mükemmel olduğunu ileri süren Âmirî'nin, ahlâk ve siyaset disiplinlerinde İslâm ile felsefe arasında uzlaşı kurabilmesi için, Platoncu idealist ile Fars-Hint kültürünün gerçekçi siyaset anlayışları arasında bir bağdaştırma yapması gerekmektedir. Kanımızca filozof, -sahte olduğunu bilmeksizin- sahteAristotelesçi Mektuplar'dan alıntı yapmak suretiyle bu uyumu aramış; bunun ardından felsefî birikimin ahlâk ve siyaseti ile İslâm arasında bir uzlaşı kurmanın önünü açmıştır