Journals / Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2016 / Sayı: 44
ALIYA IZZETBEGOVIC AS A REFORMIST MUSLIM SCHOLAR
- Issue
- 2016 · Sayı: 44
- Pages
- 7–45
- DOI
- —
Abstract
Alija Izetbegovic, mostly known as a politician due to his leadership in the years of Bosnia’s years of hardship along sovereignty, is one of the prominent Muslim thinkers in Europe in 20th century. Alija Izetbegovic did not only notice the problems in Islamic world, but also focused on the solutions as an intellectual. He examined the Islamic intellectuals into three categories in the context of his idea of “third way” which can be identified with his name. To him, conservatives and modernists represent the extreme attitude; reformists do the true and third way. He states that conservatives are local and outdated; modernists are alienated and contemporary and reformists are local and contemporary ones. The task of the reformists, which Alija regards himself as their member, is to reconcile Islam they sincerely embraced with contemporary world. Thus, Alija approves that the modern problems emerging from life enforcement not from inferiority complex should be resolved by Islamic way. In this sense, Alija enriched modern Islamic thought with new concepts and understandings such as European Islam and Islamic democracy.
Özet
Bağımsızlığa giden çetin yıllarda Bosna-Hersek halkına önderlik etmesi hasebiyle daha çok bir siyaset adamı olarak tanınmakla birlikte Aliya İzzetbegoviç, yirminci yüzyıl Avrupa’sındaki önemli müslüman düşünürlerinden biridir. Bir aydın olarak dikkat çeken yanı, İslâm dünyasındaki krizleri yalnızca fark etmesi değil; krizlerin çözülmesine ilgisini yoğunlaştırmasıdır. Adıyla nerdeyse özdeşleşmiş olan üçüncü/orta yol anlayışı bağlamında İzzetbegoviç, İslâm dünyasındaki fikir önderlerini üç gruba ayırarak incelemiştir. Buna göre tutucu ve modernistler iki aşırı ve hatalı olan tutumu, yenilikçiler ise doğru ve üçüncü/orta yol olan tutumu temsil etmektedir. Tutucuları; ‘yerli ve çağdışı’, modernistleri; ‘yabancılaşmış ve çağdaş’ olarak değerlendiren İzzetbegoviç, yenilikçileri ise ‘yerli ve çağdaş’ olarak görmektedir. Kendisini de aralarında kabul ettiği yenilikçilerin görevi, samimiyetle benimsedikleri İslâm’ı, çağdaş dünyayla buluşturmaktır. Bu bakış açısından hareketle İzzetbegoviç, aşağılık kompleksinden değil fakat hayatın dayatmalarından kaynaklanan modern sorunların müslümanca çözülmesini temel bir ilke olarak kabul etmiştir. Bu bağlamda İzzetbegoviç, Avrupalı İslâm, İslâm demokrasisi gibi yeni kavram ve anlayışlarla modern İslâm düşüncesini zenginleştirmiştir.