Journals / Tarih Okulu Dergisi / 2015 / Cilt: 8 - Sayı: 22

Ports And Maritime in Sasanian Iran

SĀSĀNİLER DÖNEMİ İRAN’INDA LİMANLAR VE DENİZ TİCARETİ

Pages
39–62
DOI
—

Abstract

Sasanid dynasty ruled to Iran, Mesopotamia and Afghanistan between CE 224651 had two importants trade road, named to Silk and Spice road next centuries. Sasanians by this roads were importing different spices, herbs, silk and ceramics from China and India and they were exporting horses and wine to India. from sea roads. A large part of this trade was done through river-sea routes. The first station of this road were ports of next Tigris and Euphrates rivers. Sasanian ships were starting to voyage from Tigris or Euphrates and they were reaching to city of Ubulla which near the Persian Gulf. Later Sasanians ships were sailing to Persian Sea. There ships were staying different port, for example Rishahr, Siraf, Bandar Abbas, Hormezea, were achieving to Daibul the one of the most important ports of in North-West India. Some of them were going to Sri Lanka which named Serendib or Taprobane in Middle Age. In this period Sri Lanka, products came from China collected there, was most important antrepo in Indian Ocean. Majority of Iranian merchants didn’t go to far from Sri Lanka but some of them –probably Nestorians- may have gone to China or Malaysia. Thus, the Sasanian coins, discovered from Guandong (the next of China Sea), reinforces this theory. Although Sasanians certainly had dominated sea roads between Iran and Indian throughout four century, but they tried seize to all of Erythraean Sea too. So Sasanian conflicted to Roman/Byzantine forces and Axum (Ethiopian) Kingdom allience of them on the Erythraean Sea. Although Sasanian had never dominated to Erythraean Sea, they managed to control of South and East coasts of Arabian Peninsula and trade of there until to Muslim invansion

Özet

M.S. 224-651 arasında İran, Mezopotamya ve Afganistan coğrafyasını yöneten S?s?niler, daha sonraki asırlarda İpek ve Baharat Yolu olarak anılacak olan iki önemli ticaret güzergâhına sahiptiler. Bu yollar sayesinde S?s?niler, Çin ve Hindistan'dan çeşitli türde baharatlar, ipek ve seramik ithal ederken şarap ve at ihraç etmekteydiler. Mezkûr ticaretin büyük bölümü nehir ve deniz yolları kullanılarak yapılmaktaydı. Bu yolların ilk istasyonları Fırat ve Dicle nehirleri boyunca dizilmiş limanlardı. S?s?ni gemileri yolculuklarına Dicle veya Fırat nehirlerinden başlayarak Basra Körfezi kıyısındaki Ubulla kentine varıyorlar daha sonrada Pers Denizi olarak anılan Basra Körfezi'ne açılıyorlardı. Burada gemiler yolculuk boyunca Rişahr, Siraf, Bandar Abbas, Hürmüz gibi çeşitli liman kentlerine uğradıktan sonra, Kuzey-batı Hindistan'ın en önemli limanı Daibul'a ulaşıyorlardı. Gemilerden bazıları Ortaçağda Serendib veya Taprobane olarak da bilinen Sri Lanka (Seylan) adasına kadar gidiyordu. Sri Lanka, bu dönemde Hint Okyanusu'nda, Çin'den gelen malların toplandığı en önemli antrepoydu. İranlı tüccarların büyük çoğunluğu Sri Lanka'dan daha uzağa gitmemekle birlikte Nesturî Kilisesine bağlı olan bazı tüccarlar muhtemelen Malezya ve Çin'e kadar gitmekteydiler. Nitekim Çin Denizi kıyısındaki Guandong eyaletinde keşfedilen S?s?ni sikkeleri bu teoriyi desteklemektedir. İran ile Hindistan arasındaki deniz yollarına da dört yüz yıl boyunca hâkim olmalarına rağmen S?s?niler, egemenliklerini Kızıldeniz'e kadar da yaymak istemişlerdir. Bu nedenle S?s?niler ile Roma/Bizans ve Bizans'ın Axum Krallığı arasında Kızıldeniz ve çevresinde de çatışmalar olmuştur. Her ne kadar S?s?niler, Kızıldeniz'e hâkim olamamışlarsa da Arap Yarımadası'nın Güney ve Doğu kıyılarındaki ticarette İslâm fetihlerine kadar etkin olmayı başarmışlardır