Journals / Cedrus: Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Dergisi / 2015 / Sayı: 3
FROM MID-OCTOBER TO THE END OF MARCH - VOYAGING IN THE MEDIEVAL MEDITERRANEAN
- Issue
- 2015 · Sayı: 3
- Pages
- 277–310
- DOI
- —
Abstract
This article contrasts the common and overthe past five decades frequently recorded perception byboth scholars and others of the absence of wintervoyaging in the Medieval Mediterranean - largelybased upon the surviving legal texts recording theprohibition of winter sailing issued by Pisa, Venice,Genoa, Ancona etc. - with the record of the actualpractice of winter sailing in the Medieval Mediterranean. This, after providing evidence extending from1936 to 2010 from the published record of the absenceof winter sailing, through providing a brief chronologyof recorded winter voyaging in the Mediterranean fromthe VII. to the end of the 14th c.. The gap between thelegal prohibition and the recorded practice is so greatthat one can regard the legal prohibition placed uponwinter sailing as a Medieval legal fiction, rather thanthere being in practice a closed Mediterranean duringthe months from mid-October to mid-March duringthe course of these seven centuries, with the probableexception of fishing boats and fishing fleets.
Özet
Bu makale Ortaçağ Akdenizi'nde mevcut bir kış seyrüseferi uygulaması kaydına dayanarak, son elli yıldır bilim adamları ve diğer araştırmacılar tarafından sıklıkla bahsi edilen, Ortaçağ Akdenizi'nde kış seyrüseferinin olmayışı yönündeki genel kanıya antitez oluşturmaktadır. Bu kanı büyük oranda Pisa, Venedik, Ceneviz ve Ankona gibi kentlerin düzenlediği, kış seyrüseferi yasağını aktaran, günümüze kadar ulaşmış yasa metinlerine dayanmaktadır. İlk olarak, 1936'dan 2010'a kadar uzanan, kış seyrüseferinin olmayışı yönündeki yayınlanmış kayıtlar belgelenecek ardından ise 7. yüzyıldan 14. yüzyılın sonuna Akdeniz'de kışın gerçekleştirilen deniz yolculuklarının kısa bir tarihçesi verilecektir. Bu kanuni yasaklama ile mevcut uygulama kaydı arasındaki uçurum öylesine büyüktür ki; bu söz konusu yedi yüzyıllık süreç zarfında, Ekim ortasından Mart ortasına kadarki aylar boyunca balıkçı tekneleri gibi olası istisnalar haricinde, uygulamada Akdeniz'in kapalı olduğu düşüncesinden ziyade; söz konusu yasağın kış seyrüseferi üzerine bir Ortaçağ yasal kurgusu olarak yerleştirilmiş olması düşünülebilir.