Journals / Kalem Uluslararası Eğitim ve İnsan Bilimleri Dergisi / 2018 / Cilt: 8 - Sayı: 2
Alternatives to Family Participation: The Case of Izmit Roman Families
- Pages
- 605–630
- DOI
- —
Abstract
In this study, it was aimed to investigate how Gypsy families can participate in the education process of their children in the scope of primary education, to reveal the expectations from the school management, teachers, parents and the other school stakeholders for the management of these participations effectively and to develop a collective family participation understanding compatible with authentic Gypsy culture. In this study, designed in qualitative model, the data obtained from the Gypsy families were collected using the focus group interview method. Out of the purposive sampling methods, criterion sampling method was used. The study group was formed from the parents who participated in the project “Second Spring of Gypsy Women” started within the scope of the Grant Scheme for the Social Integration and Improvement of Employment Opportunities of Disadvantaged People in İzmit district of Kocaeli. In this context, 13 participants whose children were in the scope of primary education were included in the study group. In the analysis of the obtained data, the content analysis method was used. The findings of the study revealed that Gypsy parents showed family participation as home-based and school-based. The most important difficulty the Gypsy families experienced in school participation was specified as “Discrimination”. It was concluded that the parents in the study group of the research attached importance to education and training process of their children, they expected attention, support and understanding from the school management and teachers so that they could be more willing to school participation. Based on the findings of the study, various artistic, cultural and sportive activities, where parents and students are integrated, can be organized by schools to promote the family participation of Gypsy families. In this way, discriminatory attitudes can be expected to decrease. In addition, creation of platforms where families and schools express their expectations from each other can enable school management and teachers to recognize distinctive structures of the families.
Özet
Bu araştırmada Roman ailelerin temel eğitim kapsamındaki çocuklarının eğitim süreçlerine nasıl katılabileceklerinin incelenmesi ve bu katılımın etkin olarak işletilebilmesi için okul yönetiminden, öğretmenlerden, velilerden ve diğer okul paydaşlarından beklentilerinin ortaya çıkarılması, otantik Roman kültürüne uyumlu ortaklaşa bir aile katılım anlayışının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Nitel desende tasarlanan bu araştırmada Roman ailelerden elde edilen veriler odak grup görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu, Kocaeli’nin İzmit ilçesinde Dezavantajlı Kişilerin Sosyal Entegrasyonu ile İstihdam Edilebilirliklerinin Geliştirilmesi Hibe Programı kapsamında başlatılan, “Roman Kadınların İkinci Baharı” projesine katılım gösteren veliler arasından oluşturulmuştur. Bu bağlamda çalışma grubuna çocukları temel eğitim kapsamında olan 13 katılımcı dâhil edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, Roman velilerin aile katılımını ev temelli ve okul temelli olarak gösterdiklerini ortaya koymuştur. Roman velilerin okula katılım konusunda yaşadıkları en önemli zorluk “Ayrımcılık” olarak nitelendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubundaki velilerin çocukların eğitim öğretim süreçlerine önem verdiklerini ifade ettikleri, okuldan ve öğretmenlerden ilgi, destek ve anlayış bekledikleri böylece okula katılım konusunda daha istekli olabilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularından yola çıkılarak Roman ailelerin aile katılımının teşvik edilmesi amacıyla okullar tarafından veli ve öğrencilerin bütünleştirildiği çeşitli sanatsal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlenebilir. Bu yolla ayrımcılığa yönelik tutumların azalması beklenebilir. Ayrıca okulların ve ailelerin birbirlerinden beklentilerine yönelik konuşmaların gerçekleşeceği platformların oluşturulması, ailelerin kendilerine özgü yapılarının okul yönetimi ve öğretmenler tarafından tanınmasına olanak sağlayabilir.