Journals / İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dergisi / 2019 / Cilt: 9 - Sayı: 2
The Prevalence of Aortic Arch Anomalies in Children Who Underwent Cardiac Catheterization: A Single-center Experience
- Pages
- 87–92
- DOI
- —
Abstract
Objective: We aimed to determine the prevalence of aortic arch anomalies in children who underwent cardiac catheterization and angiography for various indications. Method: A total of 1928 patients who underwent diagnostic or interventional cardiac catheterization and angiocardiography were retrospectively evaluated and aortic arch anomalies were detected in 198 patients, and included in our study. Diagnosis was established by transthoracic echocardiography and angiography. Results: Of 1928 patients who underwent diagnostic or interventional cardiac catheterization, 198 (89 female, and 109 male; 10.3%) had aortic arch anomalies. Ages of 198 patients (10.3%) with aortic arch anomalies ranged from one day to 192 months (mean 37.7±42.8 months). Of these patients, 36.9% had tetralogy of Fallot, 23.8% had ventricular septal defect, 12.2% had double- outlet right ventricle, 6.6% had transposition of the great arteries, and 20.5% had other anomalies. The most important symptoms and signs were cyanosis, murmur, wheezing, and recurrent lung infections. On physical examination, the most common sign was murmur (95.5%). The most frequently detected aortic arch anomaly was the right aortic arch (61.1%) followed by the normal left aortic arch and its variations (23.2%). Conclusion: The prevalence of aortic arch anomalies varies depending on gender and accompanying congenital heart disorders.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, çocukluk çağında çeşitli nedenlerle kalp kateterizasyonu ve anjiyografi uygulanan hastalarda aortik ark anomalilerinin prevalansının saptanması amaçlanmıştır. Yöntem: Tanısal veya girişimsel kardiyak kateterizasyon ve anjiyokardiyografi uygulanan 1928 hasta retrospektif olarak değerlendirildi ve bu hastaların 198’inde aortik ark anomalisi saptanarak çalışmaya alındı. Tanı‚ transtorasik ekokardiyografi ve anjiyografi ile konuldu. Bulgular: Aortik ark anomalisi saptanan 198 hastanın (89’u kız, 109’u erkek) yaşları 1 gün ile 192 ay arasında (ortalama 37,7±42,8 ay) olup, bu süre boyunca kalp kateterizasyonu uygulanan 1928 hastanın %10,3’ünü oluşturuyordu. Bu hastaların %36,9’unda Fallot tetralojisi, %23,8’inde ventriküler septal defekt, %12,2’sinde çift çıkımlı sağ ventrikül, %6,6’sında büyük arterlerin transpozisyonu ve %20,5’inde diğer anomaliler bulunmaktaydı. En önemli semptom ve bulgular; siyanoz, üfürüm duyulması, hışıltı ve yineleyen akciğer enfeksiyonu idi. En sık saptanan fizik inceleme bulgusu ise üfürümdü. En sık görülen arkus aorta anomalileri %61,1 oranında sağ aortik ark ve %23,2 oranında normal sol aort arkı ve varyasyonlarıydı. Sonuç: Aortik ark anomalilerinin prevalansı, cinsiyete ve eşlik eden doğumsal kalp hastalıklarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir.