Dergiler / Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi / 2017 / Cilt: 57 - Sayı: 1

"KÜLTÜREL YOKSUNLUK" VE GEÇMİŞE TAKILMIŞ BİR İRLANDALI

"CULTURAL BEREAVEMENT" AND AN IRISHMAN STUCK IN THE PAST

Sayfa
687–703
DOI
—

Özet

Brian Friel, oyun yazarlığındaki dönüm noktalarından biri olan Philadelphia, Here I Come (1964) adlı oyununda Amerika'ya göç etmek üzere olan genç Gareth O'Donnell'ın yaşadığı kültürel çatışmayı anlatmaktadır. Bu makale, Gar'ın içinde bulunduğu durumu Avustralyalı çocuk psikiyatrı ve antropolog Maurice Eisenbruch'un tanımlamış olduğu "kültürel yoksunluk" (cultural bereavement) kavramı üzerinden tartışmayı amaçlar. Henüz göç etmemiş olmasına rağmen Gar, Eisenbruch'un kültürel yoksunluk olarak tanımladığı duruma benzer belirtiler göstermektedir. Kendi toplumu ve kültürü tarafından yalnız bırakılan kahramanın hayatı sürekli olarak hayal ürünü bir karakter ve geçmişten gelen hatıralar tarafından işgal edilmektedir. Bunun yanında geçmişte yap(a)madığı şeyler yüzünden kendisini bazen suçlu, bazen üzgün, bazense sinirli hissetmektedir. Bu esnada 1960larda İrlanda'yı etkisi altına alan Amerikan kültürü, Gar için hem bir kaçış hem de bir tehdit unsuru olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, kendi kültürü tarafından dışlanan Gar'ın "kültürel yoksunluğu" daha göç etmeden yaşadığını ve Amerikan kültürünün bu yoksunluktan kurtulmak için hem bir alternatif kaçış hem de tam tersi şekilde bir baskı unsuru olarak bu yoksunluğun diğer bir sebebi olduğunu iddia etmektedir.

Abstract

Considered one of the milestones for his career as a playwright, Brian Friel in his play Philadelphia, Here I Come (1964) , narrates the cultural con?ict that his young protagonist Gareth (Gar) O'Donnell experiences right before his migration to America. This article aims to discuss Gar's situation in relation to the term "cultural bereavement" de?ned by the Australian child psychiatrist and anthropologist Maurice Eisenbruch. Although Gar has not been an immigrant yet, he shows symptoms similar to those described in Eisenbruch's cultural bereavement. As he is isolated and marginalised by his own culture, the life of the protagonist is invaded by an imaginary character and by the memories coming from the past. Besides that, now and then he feels guilty and sad, and sometimes gets angry for the things he could not or did not accomplish in the past. Meanwhile, American culture penetrating into Ireland in the 1960s serves both as an escape and threat for Gar. This study claims that Gar, marginalised by his own culture, experiences "cultural bereavement" even though he has not been an immigrant yet, and that American culture, playing a bilateral role, serves both as an escape from this bereavement and as a threat for his Irish identity.