Journals / Çocuk Dergisi / 2005 / Cilt: 5 - Sayı: 1
Clinical and laboratory observations in patients with glycogen storage disease due to liver phosphorylase and phosphorylase b kinase deficiency
- Journal
- Çocuk Dergisi
- Pages
- 36–40
- DOI
- —
Abstract
Aim: Glycogen storage disease due to a defective hepatic phosphorylase system represents a heterogenous group of liver glycogenosis. Phosphorylase itself is diminished in liver phosphorylase deficiency and there is a defect in one of the four subunits of phosphorylase kinase in phosphorylase b kinase (PBK) deficiency. Clinical and laboratory observations at diagnosis and follow up are discussed in twelve patients with demonstrated liver phosphorylase system defects. Method: Twelve patients with phosphorylase system defect of the liver are reported: 5 liver PBK deficiency and 7 liver phosphorylase deficiency. The mean age the of the patients with liver phosphorylase deficiency (4 males, 3 females) and liver PBK deficiency (4 males, 1 female) were 11.8±3.1 years (range: 7-17.5 years) and 10.7±3.3 years (range: 6-16 years) respectively. The mean age at diagnosis of the patients with liver phosphorylase deficiency and liver PBK deficiency was 2.0±1.8 years (range: 6 months-6 years) and 3.6±2.3 (range: 8 months-6 years) respectively. In all the patients the diagnosis was confirmed by enzyme analysis either in erythrocytes and leukocytes or in the liver. Clinical (growth, mental and motor development and hepatomegaly), and laboratory (blood glucose, cholesterol, triglycerides, transaminases, lactate and uric acid) assessments were performed at diagnosis and at follow up. All the patients received dietary treatment with frequent feedings and uncooked cornstarch. The mean follow up period was 9.8±1.9 years (range: 6-12.5 years) in liver phosphorylase deficiency and 8.6±2.3 years (range: 5.5-11 years) in liver PBK deficiency. Results: All the patients had hepatomegaly, only one patient had growth retardation. Symptomatic hypoglycemia during early neonatal period was recorded in two patients. At diagnosis elevated liver transaminases (n=10), triglycerides (n=8), cholesterol (n=6), uric acid (n=3), lactate (n=2) and low blood glucose (n=4) were recorded. Two patients with liver phosphorylase deficiency had more than one episode of life threatening attack and severe metabolic decompensation during infections necessitating hospitalization. Convulsions were recorded in three patients. All but one patient had normal mental and motor development. Conclusion: The patients with phosphorylase system defects had mild clinical and laboratory derangements as reported in the literature. Although liver phosphorylase system defects are reported as benign disordes they may be life threatening conditions during mild infections.
Özet
Amaç: Karaciğer fosforilaz sisteminde enzim eksikliğine bağlı glikojen depo hastalıkları farklı klinik tablolara neden olabilen karaciğer glikojenozlarıdır. Karaciğer fosforilazı eksikliğinde fosforilaz düşükken, fosforilaz b kinaz (FBK) eksikliğinde fosforilaz kinazın 4 alt ünitesinden birinde sorun vardır. Fosforilaz sistemi bozukluğu tanısı konan on iki hastanın tedavi öncesi ve tedavi sürecindeki klinik ve laboratuvar bulguları tartışılacaktır. Yöntem: Karaciğerde fosforilaz sisteminde enzim eksikliği saptanan on iki hasta [FBK eksikliği (n=5) ve karaciğer fosforilaz eksikliği (n=7)] çalışmaya alındı. Karaciğer fosforilazı eksikliği olan 7 (4 erkek, 3 kız) ve karaciğer FBK eksikliği olan 5 (4 erkek, 1 kız) hastaların yaş ortalamaları sırasıyla 11.8±3.1 yaş (dağılım: 7-17.5 yaş) ve 10.7±3.3 yaş (dağılım: 6-16 yaş) idi. Tanı sırasında karaciğer fosforilazı eksikliği ve karaciğer FBK eksikliği olan hastaların tanı yaşı ortalamaları sırasıyla 2.0±1.8 yaş (dağılım: 6 ay-6 yaş) ve 3.6±2.3 yaş (dağılım: 8 ay-6 yaş) idi. Bütün hastalarda tanı eritrositlerde, lökositlerde veya karaciğerde enzim analizi ile kondu. Hastalarda tanıda ve izlem sırasında klinik olarak büyüme, mental ve motor gelişim, hepatomegali, laboratuvar olarak kan glukozu, kolesterol, trigliseridler, transaminazlar, laktat ve ürik asit düzeyleri değerlendirildi. Bütün hastalara sık beslenme ve çiğ mısır nişastası içeren diyet tedavisi uygulandı. Karaciğer fosforilazı eksikliği olan hastalarda ortalama izlem süresi 9.8±1.9 yıl (dağılım: 6-12 yıl) ve karaciğer FBK eksikliği olan hastalarda 8.6±2.3 yıldı (dağılım: 5.5-11 yıl). Bulgular: Hastaların hepsinde hepatomegali saptandı, sadece bir hastada büyüme geriliği vardı. İki vakada yenidoğan döneminde semptomatik hipoglisemi kaydedilmişti. Tanıda karaciğer enzimleri (n=10), trigliseridler (n=8), kolesterol (n=6), ürik asit (n=3), laktat (n=2) düzeylerinde yükseklik ve kan şekerinde (n=4) düşüklük saptandı. Karaciğer fosforilazı eksikliği olan iki vakada infeksiyon hastalıkları sırasında yaşamı tehtid eden ağır metabolik dekompansasyon nedeniyle hastanede tedavi gerekti. Üç hastada konvülziyon gözlendi. Bir hasta dışında vakaların mental ve motor gelişimleri normaldi. Sonuç: Karaciğerde fosforilaz sisteminde enzim eksikliği olan hastalarda literatürle uyumlu olarak hafif klinik biyokimyasal patolojiler saptandı. Karaciğer fosforilaz sistemindeki enzim eksiklikleri iyi seyirli klinik tablolar olarak bildirilmelerine rağmen, hafif infeksiyonlar sırasında yaşamı tehdit eden durumlara neden olabilirler.