Journals / Bezmiâlem Science / 2019 / Cilt: 7 - Sayı: 3
Investigation and Clinical Importance of Obsessive and Compulsive Signs Among Patients with Restless Legs Syndrome
- Journal
- Bezmiâlem Science
- Pages
- 221–227
- DOI
- —
Abstract
Objective: The purpose of this study was to examine obsessive and compulsive signs among patients with Restless Legs syndrome (RLS), to compare the results with healthy controls and to investigate clinic importance of those signs. Methods: Thirty nine patients with RLS and 40 age-, sex- and education- matched healthy controls were assessed in Bezmialem Foundation University Medical Faculty Hospital Neurology and Psychiatry Clinics Hospital. Structured Clinical Interview for Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-IV axis-1 disorders severe combined immune deficiency-1, socio-demographic data form and Maudsley obsessive compulsive inventory (MOCI) were applied to both patients and controls. Patient group was also classified according to the International RLS Study Group RLS severity scale. Results: Patient group had higher MOCI total scores and doubting and rumination subscale scores than the control group and the difference was statistically significant (p<0.05). No statistically significant relationship was found between RLS severity score and MOCI total and subscale scores. Conclusion: Patients with RLS were generally found to have more obsessive and compulsive signs than healthy controls. In view of the fact that RLS is often a late-diagnosed syndrome, searching for concomitant RLS among young people who have obsessive and compulsive signs may be helpful for early diagnosis of RLS.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Huzursuz Bacaklar sendromu (HBS) tanısı alan hastalarda obsesif kompülsif belirti düzeylerini sağlıklı kontrollerle karşılaştırmak ve bu belirtilerin klinik önemini araştırmaktır. Yöntemler: Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji ve Psikiyatri Poliklinikleri Merkezi’nde HBS tanısı konan 39 hastaya yaş, eğitim ve cinsiyet olarak eşleştirilmiş 40 sağlıklı kontrolde, Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı-IV eksen-1 için yapılandırılmış klinik görüşme ölçeği ağır kombine bağışıklık yetersizliği-1, çalışma için hazırlanan sosyo-demografik veri formu ve Maudsley obsesif kompülsif soru listesi (MOKSL) uygulandı. Hasta grubuna ayrıca, Uluslararası HBS Çalışma Grubu HBS şiddet skalası uygulandı. Bulgular: HBS grubundaki hastaların kontrol grubu ile karşılaştırıldığında MOKSL toplam, kuşku ve ruminasyon alt ölçek skorlarında anlamlı bir yükseklik saptandı (p<0,05). HBS şiddet skoru ile MOKSL toplam ve alt ölçek skorları arasında ise anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: HBS hastalarında genel olarak obsesif kompülsif belirtilerin sağlıklı gönüllülerden fazla görüldüğü saptandı. HBS’nin genelde geç tanı alan bir sendrom olması ve bu nedenle de tedavi başarısının azalması göz önüne alındığında, obsesif kompülsif belirtileri olan genç hastalarda eşlik edebilecek HBS’nin akla getirilmesinin, HBS’nin daha erken aşamada tanı almasına yardımcı olabileceği değerlendirildi.