Journals / Gülhane Tıp Dergisi / 2016 / Cilt: 58 - Sayı: 2

Assessment of relationship between nursing students’ self-efficacy and levels of their anxiety and stress about clinical practice

Hemşirelik öğrencilerinde öz yeterlilik algısı ile klinik uygulamaya ilişkin kaygı ve stres durumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Pages
129–135
DOI
—

Abstract

we aimed at assessing the relationship between self-efficacy and levels of anxiety and stress of nursing students about their first clinical practice. This descriptive cross-sectional study was conducted at a nursing department of a foundation university in Istanbul with participation of 49 volunteer students, who had no clinical experience, between October and December 2012. The data were collected before and after clinical practice with two data collection forms prepared by the researchers, State-Trait Anxiety Inventory, Pagana Clinical Stress Questionnaire and General Self-Efficacy Scale, and were analyzed with Paired Sample t test, Kruskal Wallis test, Mann Whitney U test and Pearson correlation test. We found that total clinical stress questionnaire scores were below average after the first day (28.6±8.86) (lower clinical stress), and the self-efficacy mean scores were higher (70.4±7.67) (higher self-efficacy), and there are a negative correlation between self-efficacy and trait anxiety total scores before and after clinical practice (p 0.05). In conclusion, students’ self-efficacy levels increase with decreasing anxiety and the self-efficacy and stress of clinical practice have no interrelation. We suggest that anxiety of students should be decreased in teaching and practising the clinical skills.

Özet

Bu çalışmada, ilk kez klinik uygulamaya çıkan hemşirelik öğrencilerinde öz yeterlilik algısı ile klinik uygulamaya ilişkin kaygı ve klinik uygulamada algılanan stres durumu arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipteki çalışma Ekim-Aralık 2012 tarihleri arasında, İstanbul'da bir vakıf üniversitesinin hemşirelik bölümünde öğrenim gören ve klinik deneyimi olmayan 49 gönüllü öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, klinik uygulama öncesi ve sonrası veri toplama formları, Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri, Pagana Klinik Stres Anketi ve Genel Öz Yeterlilik Ölçeği kullanılarak toplanmış ve bağımlı örneklem t testi, Kruskal Wallis testi, Mann Whitney U testi ve Pearson korelasyon testleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Öğrencilerin ilk klinik günün sonundaki toplam klinik stres anket puanlarının ortalamanın altında olduğu (28.6±8.86) (düşük düzeyde klinik stres yaşadıkları), öz yeterlilik ölçeği puan ortalamalarının yüksek düzeyde olduğu (70.4±7.67) (öz yeterlilik algılarının yüksek olduğu), öz yeterlilik toplam puanı ile klinik uygulama öncesi ve sonrası sürekli kaygı toplam puanı ve klinik uygulama sonrası durumluk kaygı toplam puanı arasında negatif yönde korelasyon olduğu (p 0.05). Sonuç olarak; öğrencilerin öz yeterlilik algı düzeyleri arttıkça klinik uygulamaya ilişkin kaygı düzeyi azalmakta, öz yeterlilik algısı ile klinik uygulamada algılanan stres arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Klinik becerilerin öğretim ve uygulamasında öğrencilerin kaygısının azaltılması önerilmektedir.