Journals / İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dergisi / 2019 / Cilt: 9 - Sayı: 1
Assessment of Pediatric Trauma Patients in a Tertiary Care Hospital and Identification of Predictive Factors of Trauma Severity
- Pages
- 17–22
- DOI
- —
Abstract
Objective: The aim of our study is to present the characteristics of the trauma patients in our tertiary care hospital, to identify the risk factors that raise Injury Severity Score (ISS) and to contribute to our national data. Methods: All pediatric trauma patients admitted to our clinic between September 2007-December 2017 were retrospectively reviewed. Age, trauma type, trauma mechanism, transport status, fracture, transfusion requirement, number of consultations, hospital stay, intensive care stay, need for mechanical ventilation and operation were investigated. Patients were assessed in two groups: ISS>11 (severe injury) and ISS≤11 (minor injury). Results: Median age was 8 [4-12] in a total of 799 patients. The most common injury mechanisms were fall from heights, extravehicular traffic accident, and bicycle accident Most of the injuries (n=667; 83.5%) were blunt. Most of the patients (n=700; 87.6%) applied directly to our hospital, and 99 of them were referred to our hospital. Associated bone fractures were detected in 75 patients (9.4%). The mean age of patients with ISS>11 was found higher (p<0.05). Patients aged 7-12 years, transferred patients, patients with multiple affected body parts had an ISS scores less than 11 namely, they carried a higher risk of severe injury (p<0.05). The trauma mechanism did not affect the severity of the trauma. Univariate analysis revealed that male sex, transferred patients, patients with blunt trauma, or those with associated fracture have an increased tprobability of experiencing severe trauma. Conclusion: The determination of a severe trauma risk, ie a high ISS, allows for quicker and more accurate decision-making in the management of trauma patients. In addition to ISS, there are also independent factors that indicate the severity of the trauma. These groups of admitted patients should be considered as high risk patients.
Özet
maç: Çalışmamızın amacı, üçüncü basamak hastanemizde çocuk cerrahisi servisinde izlenen travma hastalarının karakteristiği sunmak, Yaralanma Ciddiyeti Skoru’nu (ISS) yükselten risk faktörlerini belirlemek ve ulusal verilerimize katkı sağlamaktır. Yöntem: Kliniğimizde Eylül 2007-Aralık 2017 yılları arasında travma nedeniyle yatırılan tüm pediyatrik hastalar retrospektif olarak incelendi ve yaş, travma tipi, travma mekanizması, nakil durumu, kırık, transfüzyon ihtiyacı, konsültasyon sayısı, acil serviste kalış süresi, hastanede kalış süresi, yoğun bakımda kalış süresi, mekanik ventilasyon veya operasyon ihtiyacı araştırıldı. Hastalar ISS>11 (ciddi yaralanma) ve ISS≤11 (minör yaralanma) olarak iki grupta incelendi. Bulgular: Toplam 799 hastada medyan yaş 8 [4-12] olarak saptandı. Oluş nedenleri sıklık sırasıyla yüksekten düşme, araç dışı trafik kazası ve bisiklet travması idi. Yaralanmaların 667’si künt (%83,5) travma idi. Hastaların 700 tanesi (%87,6) hastanemize direkt başvururken, 99 tanesi (%12,4) sevk ile gelmişti. Hastaların 75 tanesinde (%9,4) eşlik eden kemik kırığı tespit edildi. ISS>11 olan hastaların yaş ortalamasının daha yüksek olduğu saptandı (p 11 yani ağır yaralanma olasılığı daha yüksek saptandı (p 11) olma ihtimalini arttırdığını ortaya koymuştur. Sonuç: Şiddetli bir travma riskinin yani yüksek bir ISS’nin saptanması hastaların yönetiminde daha hızlı ve doğru bir şekilde karar almayı sağlar. ISS’nin yanı sıra travmaya maruz kalan çocuklarda hastalığın şiddetini gösteren bağımsız faktörler de vardır. Başvuran hastalarda bu gruplar yüksek riskli olarak düşünülmelidir.