Journals / Ağrı / 2013 / Cilt: 25 - Sayı: 4
Ağrı yönetiminde salin uygulamasının plasebo etkisi: Hemodiyalizde ve diğer birimlerde çalışan hemşirelerin deneyimlerinin karşılaştırılması
- Journal
- Ağrı
- Pages
- 156–162
- DOI
- —
Abstract
Objectives: To identify and compare hemodialysis and non-hemodialysis nurses’ experiences about the placebo effect of in- travenous saline injection in pain management. Methods: This descriptive study design was carried out between January 22nd - February 4th, 2012 with 202 voluntary nurses who work in hemodialysis and medical-surgical clinics. An online survey system was used for data collecting. Cookie and IP logging prevented multiple voting. The survey contained 21 questions. Data were evaluated by descriptive statistics and Chi-Square test. Results: The mean age of the nurses was 31.13±6.03 years. Fifty-two point five percent (n=106) of the nurses were work- ing in a hemodialysis unit while the others (45.5%) were from other clinics such as medical and surgical units. While 68.4% of the hemodialysis nurses stated that they “sometimes” use placebo, 62.7% of the non-hemodialysis nurses stated that they “rarely” use placebo. In hemodialysis nurses, “always” believing the patient’s pain was significantly lower than expected count. This ratio was found more than expected in non-hemodialysis nurses (p=0.006). Hemodialysis nurses stated that “the use of placebo is not necessary to be recorded”. However, non-hemodialysis nurses stated more than expected that “the placebo usage should be recorded” (p=0.006). Conclusion: Hemodialysis nurses are more likely to use saline injection as a placebo in pain management rather than non- hemodialysis nurses. However, non-hemodialysis nurses believe the patient’s pain more than hemodialysis nurses do. This makes placebo usage for the first step choice among hemodialysis nurses.
Özet
Amaç: Ağrı yönetiminde intravenöz salin uygulamasının plasebo etkisi konusunda, hemodiyalizde ve diğer alanlarda çalışan hemşirelerin deneyimlerini tanımlamak ve karşılaştırmak. Gereç ve Yöntem: Bu tanımlayıcı çalışma, 22 Ocak - 4 Şubat 2012 tarihleri arasında, hemodiyalizde ve tıbbi-cerrahi kliniklerinde çalışan 202 gönüllü hemşire üzerinde yürütüldü. Veri toplamada online anket sistemi kullanıldı. Cookie ve IP günlüğü kullanılarak, çoklu anket doldurulması engellendi. Ankette 21 soru mevcuttu. Veri değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik ve ki-kare kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 31.13±6.03 idi. Hemşirelerinin %52.5’i (n=106) hemodiyalizde çalışırken diğerleri (%45.5) dahili ve cerrahi birimlerde çalışıyordu. Hemodiyaliz hemşirelerinin %68.4’ü (n:52) plaseboyu “bazen” kullanırken, diğer birimlerdeki hemşirelerin %62.7’si (n=32) “çok nadir” kullanmaktaydı. Hemodiyaliz hemşireleri arasında hastanın ağrısı olduğuna “her zaman” inananların sayısı beklenen değerden daha azdı. Bu değer diğer birimlerdeki hemşirelerde beklenenden daha fazlaydı (p=0.006). Hemodiyaliz hemşireleri “plasebo kullanımının kayıt edilmesine gerek olmadığını” belirtmekteyken, hemodiyaliz hemşiresi olmayanlar beklenenden daha yüksek değerde “plasebo kullanımının kayıt edilmesi gerektiğini” belirtti (p=0.006). Sonuç: Hemodiyaliz hemşireleri, ağrı yönetiminde plaseboyu diğer alanlarda çalışan hemşirelere göre daha fazla kullanmaktadır. Ancak hemodiyaliz dışında çalışan hemşireler, hastanın ağrısının olduğuna hemodiyaliz hemşirelerinden daha çok inanmaktadır. Bu durum ağrı yönetiminde plasebo kullanımını, hemodiyaliz hemşireleri arasında birincil tercih yapmaktadır.