Journals / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2019 / Cilt: 24 - Sayı: 3
Comparison of Diagnostic Subgroup Survivals of Patients Who Admitted for Fever of Unknown Etiology Evaluation: Long-term Results of Single-centre, Prospective Study
- Pages
- 199–206
- DOI
- —
Abstract
Introduction: Fever of unknown origin (FUO) is one of the most challenging clinical situations. Although several studies have shown a relatively benign course of patients that remain undiagnosed, long-term outcoms of patients with a certain diagnosis are still non-established. To describe the follow-up results of patients investigated for FUO, with a certain diagnosis. Materials and Methods: Data from patients admitted to the inpatient clinics of Hacettepe University Hospital inpatients Department of Internal Medicine with the complaint of FUO were collected prospectively from March 2015 to September 2017. Patients with an uncertain diagnosis after all diagnostic procedures were excluded. Patients were divided into 3 main subgroups: rheumatologic, infectious and malignant groups. We compared Kaplan-Meier curves for all diagnosis-to-death time frames with the standart log-rank test. p< 0.05 was considered as statistically significant. Results: A total of 106 patients were included, 58 (55%) of them were female. Median age was 48 (18-81) years. Patients were also divided into three subgroups: rheumatologic (RHE) (n= 49, 46.2%), infectious (INF) (n= 28, 26.4%) and malignant (MLG) (n= 29, 27.4%) causes; adult-onset Still’s disease (n= 20; 41% of), tuberculosis (n= 9; 32%) and lymphoma (n= 19; 66%) were the most common diagnosis among the groups, respectively. While there was no survival difference between the rheumatologic and infectious group, both of these groups had better survival than the malignant group (ROM-INF p= 0.13; ROM-MLG p= 0.001; INF-MLG p= 0.022). Among the female patients, there was only a significant survival difference between the rheumatologic and malignant group (ROM-INF p= 0.15; ROM-MLG p= 0.007; INF-MLG p= 0.42). Conclusion: Among the patients evaluated for FUO, survival rate was lower in patients who had a malignant diagnosis. Despite having lost its statistical significance after stratification for gender, mortality rate of the infectious group was followed the malignant group. Early diagnosis and treatment of infections may lower mortality rates. Further large-scaled epidemiological studies are needed.
Özet
Giriş: Nedeni bilinmeyen ateş (NBA) yönetimi en zor klinik durumlardandır. Mevcut yayınlarda, tanı konulamayan hastaların prognozu benign olarak raporlansa da, kesin tanı alan hastaların uzun dönem prognozu hakkında bilgiler kısıtlıdır. Bu çalışmada, NBA araştırma süreci sonunda kesin tanı alan hastaların sağkalımları irdelenmiştir. Materyal ve Metod: Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesinde Mart 2015-Eylül 2017 tarihleri arasında NBA ön tanısı ile yatırılarak incelenen hastalar çalışmaya dahil edildi. Kesin tanısı olmayan hastalar dışlandı. Hastalar üç ana grupta incelendi: romatolojik (ROM), infeksiyöz (INF) ve malign (MLG) hastalıklar. Hastaların uzun dönem sağkalım analizleri Kaplan-Meier eğrisi kullanılarak yapıldı ve gruplar arasındaki sağkalım farklılıkları tabakalandırılmamış log-rank testi ile incelendi. p< 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Toplam 106 (%55’i kadın) hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Medyan yaş 48 (18-81) idi. Hastalar üç alt grupta incelenmiştir: ROM (n= 49, %46.2), INF (n= 28, %26.4) ve MLG (n= 29, %27.4) hastalıklar; erişkin-başlangıçlı Still hastalığı (n= 20; %41), tüberküloz (n= 9; %32) ve lenfoma (n= 19; %66), sırasıyla bulundukları alt gruplarda en sık rastlanan hastalıklar olarak tespit edilmiştir. Erkek hastalarda ROM ve INF hastalık gruplarında mortalite farkı saptanmazken her iki grubun sağkalımı MLG gruptan daha yüksek bulunmuştur (ROM-INF p= 0.13; ROM-MLG p= 0.001; INF-MLG p= 0.022). Kadınlarda ise sadece ROM ve MLG hastalık gruplarında mortalite farkı saptanmıştır (ROM-INF p= 0.15; ROM-MLG p= 0.007; INF-MLG p= 0.42). Sonuç: NBA ön tanısı ile yatırılan hastalardan malignite tanısı alan hastalarda mortalite belirgin olarak yüksek bulunmuştur. Her ne kadar cinsiyete göre tabakalanınca istatistiksel olarak anlamlı olmasa da malign grubu, infeksiyon hastalıkları grubu izlemektedir. Olası infeksiyonların erken tanı alması ve etkin tedavisi mortaliteyi azaltabilir. Bu hususta geniş çaplı epidemiyolojik çalışmalara ihtiyaç vardır