Journals / İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dergisi / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 1
Comparison of Antibiotic Resistance Patterns of Microorganisms Causing Acute Pyelonephritis in Children at 5-year Interval
- Pages
- 33–39
- DOI
- —
Abstract
Objective: Urinary tract infections (UTIs) are among the most common bacterial infections in children. Selection of empirical antibiotic therapy is based on patient characteristics and regional antibiotic resistance patterns. Antibiotic resistance driven by inappropriate antibiotic use remains currently one of the major public health concerns. The aim of this study was to compare the microbiological spectrum of pediatric acute pyelonephritis and antimicrobial resistance patterns in two time periods 5 years apart. Method: Clinical characteristics, treatment modalities, causative uropathogens in urine cultures, antibiotic susceptibility and resistance patterns of the patients with acute acute pyelonephritis were compared between the two time periods. Results: Group 1 consisted of 86 children (mean age 3.52±0.4 years, 32 boys) hospitalized, and treated for acute pyelonephritis between 2012-2013; Group 2 included 72 children (mean age 3.78±0.7 years, 25 boys) between 2017-2018. Escherichia coli was the most common microorganism in both groups. The most frequently used antibiotics for pyelonephritis treatment in both groups were amikacin (55% vs 51%) and ceftriaxone (33% vs 37%), gentamicin (5% vs 22%) While 77% of the children in Group 1 used prophylactic antibiotics, this rate was significantly lower with 23% in Group 2. Resistance to ampicillin, cefepime and ceftriaxone were significantly lower in Group 2. Ceftriaxone resistance which created concerns in recent years regressed from 60% to 37%. Conclusion: Our study revealed significant reductions in rates of resistance to several antibiotics, particularly ceftriaxone within 5 year-period. Possible explanations for these results may be that aminoglycosides are preferred more frequently than ceftriaxone therapy, prophylactic treatment is limited in selected cases, and cephalosporins are not used for prophylaxis. We believe that rational empirical antibiotic selection will prevent the development of resistance in urinary tract infections.
Özet
Amaç: İdrar yolu enfeksiyonu, çocuklarda en sık görülen bakteriyel enfeksiyonlardan biridir. Ampirik antibiyotik seçimi hastanın özelliklerine ve bölgesel antibiyotik dirençlerine göre değişir. Uygunsuz, geniş spektrumlu antibiyotik kullanımının neden olduğu antibiyotik direnci günümüzde önemli sorunlardan biridir. Bu çalışmanın amacı, akut piyelonefrite neden olan mikroorganizmaların ve bunların antibiyotik direnç ve duyarlılıklarının 5 yıl ara ile iki zamanlı dönemde karşılaştırılmasıdır. Yöntem: Akut piyelonefritli çocukların klinik özellikleri, tedavi modalitesi, idrar kültür antibiyogramlarında mikroorganizma türleri ve antibiyotik dirençleri, iki zaman dilimi arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Grup 1; 2012-2013 yılları arasında piyelonefrit nedeni ile yatırılarak tedavi edilen 86 çocuktan (yaş ortalaması 3,52±0,4 yıl, 32 erkek), grup 2; 2017-2018 yılları arasında tedavi edilen 72 çocuktan (yaş ortalaması 3,78±0,7 yıl, 25 erkek) oluşturuldu. E. coli her iki grupta en sık üreyen mikroorganizmaydı. Piyelonefrit tedavisi için en sık uygulanan antibiyotikler sırasıyla hem grup 1 hem Grup 2’de amikasin (%55 ve %51), seftriakson (%33 ve %37), gentamisin (%5 ve %2,2) olduğu belirlendi. Grup 1’deki çocukların %77’si profilaktik antibiyotik kullanırken, bu oran Grup 2’de %23 olup anlamlı olarak düşüktü (p=0,00). Grup 2’de ampisilin, sefepim, seftriakson dirençlerinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş saptandı. Özellikle son yıllarda sorun olan seftriakson direncinin %60’tan % 37’ye gerilediği izlendi. Sonuç: Bu çalışmada, yıllar arasında başta seftriakson olmak üzere birçok antibiyotik direnç oranlarında düşüş olduğu gözlenmiştir. Bu sonucun nedenlerinin piyelonefritli çocuklarda ampirik tedavide seftriakson tedavisinden ziyade aminoglikozidlerin daha sık tercih edilmesinin, profilaksi tedavisinin seçili olgularda kısıtlı şekilde verilmesinin ve profilakside sefalosporinlerin kullanılmamasının olduğunu düşünmekteyiz. Akılcı ampirik antibiyotik seçiminin idrar yolu enfeksiyonlarında direnç gelişimini de engelleyeceğini düşünmekteyiz.