Journals / Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2017 / Sayı: 2

The Right to Equality and Non Discriminationin Decisions of the European Court of HumanRights and Turkish Constitutional Court

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türk Anayasa Mahkemesi Kararlarında Eşitlik Hakkı ve Ayrımcılık Yasagı

Pages
17–80
DOI
—

Abstract

Right to eqality and non-discrimination is the outcome of the philosophy that all people should benefit from human rights. In this regard it is a kind of continuation of one of the oldest principles in human rights history. In this article, reflections of the right to equality and non-discrimination in the case law of the European Court of Human Rights are assessed by considering the changes in the provisions of the European Convention on Human Rights. Within this context the judicial principles developed in relation to non-discrimination in the case law of the Court and the consequences of their implementation are addressed. Then the judgements of the Turkish Constitutional Court regarding the discrimination law within the scope of norm inspection given until 2012 are examined. The individual application mechanism enetered into legislation in 2012 and decisions of the Constitutional Court are examined by comparison with the decisions made by the European Court of Human Rights.

Özet

Eşitlik hakkı ve ayrımcılık yasağı, tüm insanların temel haklardan faydalandırılması düşüncesinin ürünüdür. Bu bakımdan insan hakları hukukunun tarihsel açıdan en eski olarak nitelendirilebilecek ilkelerinin uzantısıdır. Bu çalışmada eşitlik hakkı ve ayrımcılık yasağının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarındaki yansıması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerindeki değişiklikler nazara alınarak değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Mahkeme içtihatlarında ayrımcılık yasağına ilişkin geliştirilen yargısal ilkeler ve bunların uygulanmasından doğan sonuçlar ele alınmaktadır. Ardından Tük Anayasa Mahkemesi'nin 2012 yılı öncesinde, soyut ve somut norm denetimi yoluyla ayrımcılık yasağına ilişkin içtihadı konu alınmaktadır. 2012 yılında mevzuatımıza giren bireysel başvuru mekanizmasının uygulanması sonucu Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlar ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yorum ilkeleriyle karşılaştırılarak değerlendirilmektedir.