Journals / Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği Dergisi / 2019 / Cilt: 25 - Sayı: 1

Left Internal Vein Agenesis Determined During Central Venous Catheterization

Santral Ven Kanülasyonunda İnsidental Saptanan Sol İnternal Ven Agenezisi

Pages
75–78
DOI
—

Abstract

Objective: Internal jugular vein (IJV) is frequently preferred for central venous catheterization (CVC) in terms of its easier accessibility. However, US, CT and cadaver studies have also reported cases of IJV being undetectable or hypoplasic. We aimed to present our case of incidental left IJV agenesis. Case: A 53-year-old male patient undergoing elective total gastrectomy due to malignant neoplasm was scheduled for left IJV catheterization since he had a right subclavian port catheter due to chemotherapy treatment. Due to failure in left IJV catheterization with the aid of anatomical markers, perioperative US was used to view left neck vascular structures. It was seen that the left IJV did not exist. Postoperative examination by the radiology clinic showed the absence of left IJV with normal right neck vascular structures. Discussion: In investigations performed on IJV variations, unilateral variation of IJV was reported in 17.3%, bilateral variation in 8.7% of the patients, and right IJV variations were more common than left IJV variations. Incidentally detected asymptomatic cases of IJV agenesis were also been reported in CT scans. Another condition that complicates CVC is IJV thrombosis that can be confused with agenesis. There is no thrombosis history in our case. Conclusion: CVC can be applied according to the experience and preference of the clinician with the aid of anatomic markers or US findings. USG-guided cannulation has the advantage of detecting vascular variations and anomalies. So in some cases evaluation with US carries importance in avoiding unnecessary interventions and complications in catheterizations despite adequate clinical experience.

Özet

Amaç: Santral venöz kateterizasyon (SVK)’da ulaşım kolaylığı açısından internal juguler ven (İJV) sıklıkla tercih edilmektedir. Ancak USG, BT ve kadavra çalışmalarında İJV’in saptanamadığı veya hipoplazik olduğu olgular bildirilmiştir. İnsidental sol İJV agenezisi belirlediğimiz olgumuzu sunmayı hedefledik. Olgu: Mide malign neoplazmı nedeniyle elektif total gastrektomi ameliyatı planlanan 53 yaşındaki erkek hastaya, kemoterapi tedavisi nedeniyle sağ subklaviyan yerleşimli port kateteri olduğundan, sol İJV kateterizasyonu planlandı. Anatomik belirteçler yardımıyla uygulanan sol İJV kateterizasyonunda, girişimin başarısız olması üzerine hastanın sol boyun damarsal yapıları peroperatif USG ile değerlendirildi. Sol İJV’nin olmadığı görüldü. Postoperatif Radyoloji kliniği tarafından yapılan incelemeyle sol İJV bulunmadığı, sağ boyun vasküler yapıların normal olduğu belirlendi. Tartışma: İJV varyasyonları üzerine yapılan araştırmada, unilateral varyasyonun %17.3, bilateral varyasyonun %8.7 olduğu ve sağ İJV varyasyonlarının, sol İJV varyasyonlardan daha çok görüldüğü bildirilmiştir. BT incelemelerinde, insidental saptanan asemptomatik İJV agenezi olguları bildirilmiştir. SVK’u zorlaştıran agenezi ile karışabilen diğer bir durum İJV trombozudur. Olgumuzda tomboz öyküsü yoktur. Sonuç: SVK, klinisyenin tecrübesi ve tercihi ölçüsünde, anatomik belirteçlere göre veya USG eşliğinde yapılabilir. Kanülasyonun USG eşliğinde yapılması damarsal varyasyonların ve anomalilerinin belirlenmesi açısından avantaj sağlar. Bazı olgularda yeterli klinik tecrübeye rağmen, USG ile değerlendirme yapılması, gereksiz girişimlerin ve oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilebilmesi açısından önem taşımaktadır.