Journals / Çocuk Cerrahisi Dergisi / 2006 / Cilt: 20 - Sayı: 2
Hinman syndrome or ignored neonatal dysfunctional voiding disorder?
- Journal
- Çocuk Cerrahisi Dergisi
- Pages
- 120–122
- DOI
- —
Abstract
Aim: One of the etiological factors of vesicoureteral reflux (VUR) is nonneurogenic bladder dysfunction and associated high voiding pressures. Based on urodynamic studies, it was shown that physiologic high voiding pressures during neonatal period normalizes with age and improvement of the neonatal VUR was reported with conservative follow-up due to decrease of the bladder pressure. On the other hand, Hinman Syndrome is described as an acquired bladder dysfunction with detrusor-sphincter dyssinergia and usually upper tract deterioriation accompanies the course. Material and Method: Here we report 4 cases who were admitted with findings of dysfunctional voiding and high grade VUR and discuss the diagnosis of Hinman syndrome. Age, symptoms, clinical, urodynamic and radiographic findings and treatment were evaluated retrospectively. Results: Patients were admitted to the hospital due to diurnal enuresis (3), febrile UTI (1), scattato voiding (4), and abnormal ultrasonographic findings (1 antenatal, 2 postnatal). Bilateral hydronephrosis, high levels of creatinine, and high degree of vesicoureteral reflux were detected in all patients.Neurologic examinatons and spinal MR imagings were normal. There were high filling and voiding pressures, detrusor sphincter dyssinergia, low bladder capacity and high residual urine on urodynamic studies. Static scintigraphic studies revealed various degrees of functional loss. Medical treatment (anticholinergics, alpha receptor blockers, CIC, antibiotics) and surgical treatment (bilateral ureteroneocystostomy in 3, nephrectomy and ureteroneocystostomy in 1, bladder augmentation and Mitrofanoff procedure in 2) was applied. Renal functions remained stable in 3 patients while high creatinine levels persisted in one. Conclusion: When duration of symptoms in all and antenatal diagnosis in one patient is evaluated, we think it is possible that for a part of patients diagnosed with Hinman Syndrome, pathology is not acquired, but is due to ignored , extended neonatal dysfunctional voiding disorders.
Özet
Amaç: Vezikoüreteral reflünün (VÜR) nedenlerinden biri de nonnörojen kökenli işeme bozukluğuna bağlı yüksek mesane basınçlarıdır. Ürodinamik çalışmalarda yenidoğan döneminde kaydedilen fizyolojik yüksek işeme basıçlarının ilerleyen yaşla düzeldiği ve neonatal reflülerde işeme dinamiğinin düzelmesi ile birlikte iyileşme görüldüğü bildirilmiş ve bu yaş grubunda yüksek redece reflülerde bile konservatif izlem önerilmiştir. Öte yandan Hinman'ın tanımladığı; detrusor-sfinkter uyumsuzluğu ile birlikte sıklıkla yüksek derece VÜR'nün eşlik ettiği üst sistem bozulması ile karakterize sendrom, ileri yaş gruplarında edinsel işlevsel işeme bozukluğu olarak sınıflanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu makalede işlevsel işeme bozukluğu bulguları ile başvurup, yüksek derece VÜR saptanan 4 olgudan yola çıkılarak Hinman sendromu tanısı tartışılmıştır. Olguların yaş, semptom, klinik, ürodinamik ve radyolojik bulguları ve uygulanan tedavileri retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Hastalar, gündüz idrar kaçırma (3), ateşli İYE (1), ıkınarak işeme (4), doğum öncesi ultrasonografide (US) hidronefroz (1), başka nedenlerle yapılmış US da hidronefroz (2) saptanmas nedenleri ile izleme alındı. Tüm hastalarda iki taraflı hidroüreteronefroz, üre-kreatinin yüksekliği, yüksek derece iki taraflı VÜR saptandı. Nörolojik muayeneleri ve lumbosakral MR'ları normaldi. Ürodinamide tüm hastalarda hipokompliyans, yüksek dolma ve işeme basınçları, detrusor-sfinkter uyumsuzluğu, düşük kapasite ve işeme sonrası yüksek miktarda artık idrar saptandı. Statik sintigrafide (DMSA) bir olguda tek taraflı işlev yokluğu, 3 olguda değişik derecelerde parenkimal kayıp görüldü. Hastalarda medikal (antikolinerjik, alfa reseptör blokeri, TAK, antibiyotik) ve cerrahi (üçünde iki taraflı antireflü, birinde nefrektomi ve antireflü, ikisinde mesanenin kalın bağırsakla büyütülmesi ve Mitrofanoff işlemi) tedaviler eş zamanlı uygulandı. Ortalama 2 yıllık izlem sonunda 3 olguda böbrek işlevleri normal bulundu, bir olguda ise kreatinin yüksekliğinin sürdüğü saptandı. Sonuç: Hastalarda semptomların başlama yaşları ve bir hastada doğum öncesi tanı gözönüne alındığında; Hinman sendromu olarak sınıflandırılan olguların bir bölümünde olayın edinsel değil, bebeklikten beri süren ama geç tanı konmuş işlevsel işeme bozukluğu ve buna bağlı üst sistem bozulmasından kaynaklanabileceğini düşünmekteyiz.