Journals / Çocuk Cerrahisi Dergisi / 2006 / Cilt: 20 - Sayı: 2

Tubularized incised plate urethroplasty (TIPU): A surgeons's experience

Tubularize insize plak üretroplastisi (TIPU): Bir cerrahın deneyimi

Pages
111–116
DOI
—

Abstract

Aim: Tubularized incised plate urethroplasty (TIPU) has become the procedure of choice in many centers for primary hypospadias repair. The results obtained from the technique performed by a single surgeon were retrospectively evaluated. Material and Methods: During a-five-year period, 86 children with primary hypospadias were treated by the same surgeon, 53 (62 %) of whom underwent TIPU repair. The median age was 2.5 years (range: 11 month-12 years). The location of meatus was coronal/distal penile in 39 (74 %) patients, mid-penile in 5 (9 %) and proximal penile in 9 (17 %). All operations were basically done as described by Snodgrass but minor modifications like a more proximally located first neo-urethral stitch were adapted in time. Results: Within a mean postoperative follow up period of 33 months, a total of 43 (81 %) patients were cured after the first surgery. Secondary surgery was done for ten and additional tertiary surgery was needed in three children. Of 24 patients operated on within the first 24 months, complications occurred in eight: fistula in three, meatal stenosis in four, and fistula and meatal stenosis in one. There were two complications observed in the remaining 29 children operated on in the ensuing period: fistula formation in both. The rate of healing by one operation increased from 67 % in the first group to 93 % in the second. Conclusions: This study supports the view that TIPU is a one-stage versatile operation that can be applied for various meatal locations with cosmetically good results. Although it has been postulated to be an "easy-to-learn and -apply operation", it is apparent that the cumulative experience of the surgeon on the technique has a major impact on the results obtained.

Özet

Amaç: Tubularize insize plak üretroplasti (TIPU) ameliyatı pek çok klinikte giderek yaygın biçimde uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışmada bir cerrahın bu teknikle elde ettiği sonuçlar geriye dönük olarak değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Beş yıllık bir sürede aynı cerrah tarafından ameliyat edilen 86 primer hipospadiaslı olgunun 53'ünde (% 62) TIPU uygulandı. Hastaların yaş ortancası 2.5 yıldı (aralık: 11 ay-12 yıl). Olguların 39'unda (% 74) mea koronal/distal penil, 5'inde (% 9) orta penil ve 9'unda (% 17) proksimal penil yerleşimdeydi. Ameliyatlar, ana hatlarıyla Snodgrass tarafından tanımlandığı biçimde yapıldıysa da yeni üretranın ilk dikişinin zamanla daha da proksimale konması gibi teknik değişiklikler oldu. Bulgular: Ameliyat sonrası 6-55 ayda (ortalama, 33 ay), 43 (% 81) hastada tek aşamada iyileşme sağlandı. Komplikasyonlar nedeniyle, 10 hastaya ikinci ve 3 hastaya üçüncü cerrahi girişim gerekti. Sonuçlar iki grupta değerlendirildiğinde, ilk 24 ayda ameliyat edilen 24 hastanın 3'ünde fistül, 4'ünde mea stenozu ve 1'inde fistül ve mea stenozu geliştiği görüldü. İzleyen sürede ameliyat edilen 29 hastanın 2'sinde fistül gelişti ve başka komplikasyon izlenmedi. Böylelikle, tek ameliyatla düzelme oranı birinci gruptaki % 67'den (n=16) ikinci grupta % 93'e (n=27) çıktı. Sonuç: Bu çalışma TIPU ameliyatının farklı mea yerleşimlerinde uygulanabilen tek aşamalı, kozmetik sonuçları başarılı bir yöntem olarak primer hipospadias cerrahisinde giderek artan oranlarda kabul görmesini desteklemektedir. Ancak, her ne kadar ilgili literatürde "öğrenmesi" ve "uygulanması kolay" bir teknik olduğu varsayılsa da, tatminkar sonuçların alınması ancak cerrahın deneyiminin artması ile mümkündür.

Keywords: Hipospadyas,Ameliyat sonrası komplikasyonlar,Ameliyat sonrası dönem,Geriyedönük çalışma