Journals / Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2014 / Sayı: 39
The Position of woman in Buddhism
- Issue
- 2014 · Sayı: 39
- Pages
- 147–179
- DOI
- —
Abstract
At the early period of Buddhism, women were considered inferior, useless and worthless. They were treated as like sudra, that is lowest class at caste, by the effect of the patriarchal cultures of time. According to Buddha, at the beginning, there was no place for women in religion. But, Buddha’s thought changed and he admitted women to sangha by the stable, firm and certain attitudes of elite women headed by Mahaprajapati, wet-nurse and aunt of Buddha, and request of chief disciple Ananda. It was a very radical change at the cultural structures of Buddha’s time. In this article we will examine releasing of women from the lowest level of society, admission to sangha, authority of directing religious ceremonies, active contributions to the development and improving of Buddhism and sustenance to the social activities.
Özet
Budizm’in ilk dönemlerinde kadınlar, dönemim mevcut ataerkil kültürünün etkisiyle toplumsal tabakanın en alt sınıfına mensup, değersiz ve hiçbir işe yaramaz varlıklar olarak kabul edilmişlerdir. Başlangıçta Budda’nın düşüncesi de, dinde kadınlara yer vermeme şeklinde idi. Ancak, Budda’nın teyzesi ve aynı zamanda sütannesi olan Mahaprajapati’nin başını çektiği seçkin/elit kadınlar grubunun istikrarlı, kararlı ve kesin duruşu ile baş mürit Ananda’nın isteği Budda’nın fikrinin değişmesiyle ve kadınların dine kabulüyle sonuçlanmıştır. Böylelikle, mevcut kültürel yapıda radikal bir değişim yaşanmıştır. Bu makalede, kadınların sosyal tabakanın en alt katmanından kurtuluşu, manastıra kabul edilişi, dini ayin ve ibadetleri yönetme yetkisi, Budizm’in gelişimi ve ilerleyişine yapmış oldukları aktif katkıları ile sosyal faaliyetlere vermiş oldukları destekleri ele alınacaktır.