Dergiler / Çeviribilim ve Uygulamaları / 2005 / Sayı: 15
İdeolojik Temelli Çeviri Politikaları Bağlamında Eleştirel Söylem Çözümlemesi (ESÇ): Bir Tahrifat (Değiştirme) Örneği
- Sayı
- 2005 · Sayı: 15
- Sayfa
- 57–75
- DOI
- —
Özet
Bu çalışma, Eleştirel Söylem Çözümlemesi (ESÇ)'nin metinlerarasılık ve söylem düzenine ilişkin çözümlemelerde ve özellikle politik etkenlerin bazı çeviri uygulamalarına yol açtığı kritik durumlarda çeviribilim çalışmalarına başarıyla uygulanabileceği önerisini getirmektedir. Bir metinde dilbilimsel araçların dizgesel kullanımı ve bu kullanımın altında yatan söylem dayanaklı anlamların çözümlenmesi ilk bakışta "yanlış çeviri" ya da " çeviri kaybı" gibi görünen kimi düzenlemelerin çeviri sürecini içine alan sosyopolitik ve ideolojik yapı, süreç, norm ve sınırlamaları simgeleyebileceğim göstermede yaralı olabilir. Bu makale bir aids kampanyası kitapçığının Hollandaca'dan Türkçe'ye çevirisinde tahrifat yoluyla kültürel değer yargıları ve inanışlarla oynanmasını ve bunların yeniden yapılandırılmasını incelemektedir. ESÇ, erek dildeki yeni metnin sadece basit bir tahrifatı değil, Hollanda kültüründeki "öteki" kavramının söylem dayanaklı yapısını aktarması açısından değerli bir altyapı oluşturmaktadır.
Abstract
This study suggests that in the analyses of concepts of intertexuality and orders of discourse, Critical Discourse Analysis (CDA) can be fruitfully applied to translation studies especially in the critical situations where political factors cause some specific translation actions. Analyzing systemic employment of linguistic tools and discursive meanings behind them in a text may be useful to show what may look like a "mistranslation" or "translation loss" at firt glance may actually represent socio-political or ideological structures, processes norms and constraints in which translations were produced. This article examines the manipulation of cultural values and beliefs and their reconstruction through a dissimulation process in the translation of an Aids campaign booklet from Dutch into Turkish. CDA provides valuable insights in showing that the new text in the target language represents not only a simple dissimulation process, but also discursive discourse of "otherness" in Dutch culture.