Journals / Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği Dergisi / 2019 / Cilt: 25 - Sayı: 3

Usual Suspect: Myocardial Injury and Infarction After Non-Cardiac Surgery

Olağan Şüpheli: Non-Kardiyak Cerrahi Sonrası Miyokardiyal Hasarlanma ve İnfarktüs

Pages
145–151
DOI
—

Abstract

Objective: It was observed that postoperative 30-day mortality increased due to symptomatic and silent myocardial damage and this risk continued in the long term. The primary aim of our study was to investigate the presence of myocardial infarction in a postoperative 1-year period for patients aged 45 years and older who underwent urological surgery in our hospital. The secondary aim of this study was to determine how accurate the patients in the early postoperative period might be at risk for myocardial infarction and to determine how a cardiac follow-up was performed. Method: The files of 900 patients aged 45 years and over who underwent urological surgery were analyzed retrospectively. Preoperative comorbidities and myocardial infarction were recorded. Postoperative hs-troponinT values (if studied) were obtained. Patients were contacted by phone for 1 year mortality and cardiac event investigation. Results: A total of 608 patients were included in our study. In the postoperative one-year period, 41 (6.7%) patients were diagnosed with MI. This rate was found to be 10.8% in patients 65 years and older. Three (0.49%) patients died within postoperative 30, and 25 (4.1%) patients within postoperative 1 year. The patients with MI had CAD (n=26), DM (n=12), and CHF (n=11). However, postoperative ECG, CK-MB and troponin were evaluated in 7 of these patients and cardiology consultation was requested. Conclusion: The results of this study have shown that we fail to detect perioperative silent and manifest myocardial damage. We think that postoperative troponin follow-up is very important especially in very old patients with comorbidities. We recommend performing cardiac follow-ups in risky patients even if they have had day surgery. Because simple cardiac follow-ups (troponin, ECG, pain follow-up) will provide information for clinicians about advanced cardiac interventions (cardiac catheterization, percutaneous cardiac interventions, surgery, intensive care) that may be required in patients.

Özet

Amaç: Postoperatif 30 günlük mortalitenin semptomatik ve sessiz miyokardiyal hasarlanmalara bağlı olarak arttığı ve bu riskin uzun vadede de devam ettiği gözlenmiştir. Çalışmamızın birincil amacı, hastanemizde ürolojik cerrahi geçiren 45 yaş ve üstü hastaları, postoperatif 1 yıllık dönemde miyokardiyal infarktüs öyküsü açısından araştırmaktır. İkincil amacı ise erken postoperatif dönemde miyokart infarktüs açısından riskli olabilecek hastaların ne kadar doğru değerlendirildiği ve nasıl bir kardiyak izlem yapıldığını belirlemektir. Yöntem: Ürolojik cerrahi geçiren 45 yaş ve üstü 900 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelendi. Preoperatif eşlik eden hastalıkları ve miyokart infarktüs hikayeleri kayıt edildi. Postoperatif Hs-troponin T değerlerine (eğer çalışıldı ise) ulaşıldı. Hastalara 1 yıllık mortalite ve kardiyak olay soruşturması için telefon ile ulaşıldı. Bulgular: Çalışmamıza 608 hasta dâhil edimiştir. Postoperatif bir yıllık dönemde hastaların %6.7 (41 hasta) oranında MI tanısı aldığı görülmüştür. Bu oran 65 yaş ve üzeri hastalarda %10.8 olarak bulunmuştur. MI nedeniyle 30 günlük mortalite görülen hasta sayısı 3 (%0.49) olduğu görülmüştür. Bir yıllık mortalite görülen hasta sayısı 25 (%4.1) olarak bulunmuştur. MI belirlenen 41 hasta değerlendirildiğinde, 26 hastada KAH, 12 hastada DM, 11 hastada KKY olduğu belirlenmiştir. Ancak bu hastalardan 7’sinde postoperatif EKG, CK-MB ve troponin değerlendirilmiş olup, kardiyoloji konsultasyonu istendiği görülmüştür. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları gösteriyor ki, perioperatif sessiz ve bariz miyokardiyal hasarı belirlemede yetersiz kalmaktayız. Özellikle ileri yaşlı ve ko-morbiditeleri olan hastalarda, postoperatif troponin takibinin oldukça önemli olduğu düşünmekteyiz. Günübirlik cerrahi geçirmiş bile olsa, riskli hastalarda kardiyak izlemlerinin yapılmasını önermekteyiz. Çünkü yapılan basit kardiyak izlemler (troponin, EKG, ağrı takibi), klinisyenlere hastalarda gerekli olabilecek ileri kardiyak girişimler için (kardiyak kateterizasyon, perkutan kardiyak girişimler, cerrahi, yoğun bakıma transfer) önemli bilgiler verecektir.