Journals / Çocuk Cerrahisi Dergisi / 2007 / Cilt: 21 - Sayı: 2
Follow-up and therapeutic approach in children with sacrococcygeal teratoma
- Journal
- Çocuk Cerrahisi Dergisi
- Pages
- 108–112
- DOI
- —
Abstract
Sacrococcygeal teratoma (SCT) is the most common solid tumor in neonates. In this study, we retrospectively reviewed 32 SCT patients who were treated and followed in our clinic between 1983 and 2006. Of all the patients, 13 were bigger than 12 months of age. Only 11 patients were present during the neonatal period. The presenting symptoms were sacral mass in 27 patients, difficulty voiding in 3, and difficult defecation in 2 patients. Pathological examination revealed mature teratoma in 17 patients, yolk sac tumor in 9, and immature teratoma. in 6 patients. Of the patients who were diagnosed after 1 month of age, 43 % were found to have malignant tumor. Recurrence was observed in five patients during follow-up period; 4 were yolk sac and one was immature teratoma. Postoperative recurrence time was between 6 and 36 months. Two patients died intraoperatively due to massive bleeding, while the other four died due to metastases after chemotherapy. Early (antenatal) diagnosis, early and complete surgical resection of tumor with coccyx is-important in reducing morbidity and mortality. Postoperative follow-up might include sacral examination and blood AFP level for at least 3 years in terms of tumor recurrence.
Özet
Sakrokoksigeal teratom (SKT), yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan solid tümördür. Bu çalışmada, 1983-2006 yılları arasında kliniğimizde ameliyat edilen 32 SKT’lu olgu geriye dönük olarak irdelenmiştir. Olguların, 13’ünde tanı yaşı 12 aylıktan büyüktü. Sadece 11 olgu yenidoğan döneminde başvurmuştu. Üç olgu, idrar yapamama ve 2 olgu gaita yapamama yakınması ile başvurmuşken, geriye kalan olgularda başvuru şikayeti sakral şişlikti. Patolojik tanı olarak, olguların 17’sinde matür teratom, 6’sında immatür teratom ve 9’unda ise, yolk sac tümörü saptandı. Bir aylıktan sonra başvuran olguların % 43’ünde malign tümör gözlendi. İzleme sırasında olguların 5’inde tümörün tekrar oluştuğu gözlendi. Tümör tekrarı görülen olgulardan 1’i immatür teratom geri kalanlar ise yolk sac tümörüydü. Ameliyat sonrası tümör tekrarının en erken 6. ayda, en geç 36. ayda görüldüğü saptandı. Iki olgu, ameliyat sırasında oluşan ciddi kanama nedeniyle kaybedildi. Dört olgu ise, kemoterapi sonrası metastazlar nedeniyle kaybedildi. Hastaların erken dönemde, mümkünse antenatal dönemde tanılarının konması ve yaşamın ilk günleri içinde, tümörün parçalanmadan tamamının koksiks ile birlikte çıkarılması morbidite ve mortaliteyi azaltmada çok önemlidir. Ameliyat edilen hastaların, tümör tekrarı açısından kan AFP düzeyleri ve sakral muayeneyle en az 3 yıl boyunca izlenmeleri uygundur.